İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6275 Karar: 2025/1815 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6275 K.2025/1815

11. Ceza Dairesi 2024/6275 E. , 2025/1815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/782 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: Mahkumiyet BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Katılan

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6275 E. , 2025/1815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/782 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: Mahkumiyet BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Katılan

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6275 E. , 2025/1815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/782 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ: Mahkumiyet BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HÜKMÜ: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Temyizinin İncelenmesinde; Katılan vekiline 16.03.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 04.04.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir Sanıklar Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Sanıkların Müdafilerinin Temyizlerinin İncelenmesinde; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirebilir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.02.2023 tarihli kararı ile duruşma açmaksızın hükümlerin "...Sanık ...'nin katılanın sahibi olduğu ... Grup Hafriyat İnşaat firmasında şoför olarak çalıştığı, ... plakalı 2011 model çekici ve ... plakalı dorsenin bu sanığın zilyedinde bulunduğu, sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde iştirak iradesiyle hareket ederek, sanık ...'in suç konusu çekiciye ait taklit anahtarı diğer sanığa götürüp vermek suretiyle daha önce katılana ait fabrika alanında bulunan ve sonrasında ... AVM 'nin park alanına bırakılan çekici ve dorseyi sanık ...'in diğer sanık ... tarafından kendisine verilen anahtarla buradan alarak Konya iline götürdüğü, aracın GPS sisteminin söküldüğü, daha sonra başkaları tarafından parçalanmış halde bulunduğu, somut olayda, sanıkların eyleminin TCK 155/2. Maddesinde düzenlenen "hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu" oluşturacağı,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Ankara Batı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli kararı ile ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların müdafilerinin temyizi; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280 ve 289 uncu maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 10.02.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince sanık hakkında esastan ret kararı verilmesi nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu anlaşılmakla bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 07.03.2024 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Temyizinin İncelenmesinde; Ön inceleme bölümünde de açıklandığı üzere katılan vekiline 16.03.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 04.04.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanıklar Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Sanıkların Müdafilerinin Temyizlerinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıkların müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen yukarıda esas numarası yazılı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şirket şoförü olan sanığın zilyetliğindeki çekici ve dorsenin taklit anahtarla alınıp Konya'ya götürülmesi, GPS'inin sökülmesi ve aracın parçalanmış bulunması olayında ilk derece mahkemesi nitelikli hırsızlıktan mahkûmiyet vermiş, Ankara BAM 13. Ceza Dairesi duruşma açmaksızın eylemin TCK 155/2'deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gerekçesiyle hükmü bozmuştu. Bozmaya uyularak kurulan yeni mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf esastan reddedilince sanık müdafileri temyize başvurdu.

Hukuki İlke: CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan bozma kararı verebileceği hâlleri sınırlı olarak sayar; suç vasfının değiştirilmesini gerektiren delil değerlendirmesi bu bentler kapsamında olmadığından, BAM'ın (g) bendi uyarınca duruşma açıp tarafları çağırarak delilleri değerlendirmesi ve ikinci fıkraya göre kendisinin hüküm kurması gerekir; dosya üzerinden verilen bozma kararı ve buna dayalı süreç hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: Daire, katılan vekilinin 15 günlük süre geçtikten sonra yaptığı temyizi CMK 298/1 uyarınca reddetti; sanıklar yönünden ise BAM'ın duruşmasız bozma kararına dayanan esastan ret kararını tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozdu.

Dava Strateji Notu: BAM'ın duruşma açmadan verdiği vasıf değişikliğine dayalı bozma kararları savunma için güçlü bir temyiz sebebidir; ilk derece mahkemesinin bu bozmaya direnme yetkisi bulunmadığından hata ancak temyizde ileri sürülebilir, ayrıca katılan tarafın 15 günlük temyiz süresini kaçırması hâlinde istem daha esasa girilmeden reddedildiğinden süre takibi hayatidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla