Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6647 E. , 2025/7184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4780 Değişik iş SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6647 E. , 2025/7184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4780 Değişik iş SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2023 tarihli ve 2023/75254 Soruşturma, 2023/43022 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.06.2023 tarihli ve 2023/4780 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.06.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/10105 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114674 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114674 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin 28/03/2023 tarihli dilekçesi ile; ev tadilatı konusunda ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşma sağladıklarını, anlaşma kapsamında 5.950,00 Türk lirasını şüpheli ...'ın oğlu ...'a elden verdiğini, karşılığında şüpheli ...'in babası şüpheli ... adına gider pusulası düzenleyerek imzaladığını ancak daha sonraki süreçte şüpheli ...'ın imzaların firma yetkilisine ait olmadığını ifade ederek mağduriyetine neden olduğunu iddia ederek şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; müşteki tarafından ifade edilen 11/06/2020 tarihli gider pusulası aslının temin edilmesi, şüpheli ...'ın ifadesinin ve imza yazı örneklerinin alınması ile gider pusulasında mevcut imzanın kime ait olduğunun ortaya konulması, diğer yandan müşteki ve şüpheliler arasında yapılan sözleşme kapsamında oluşan hukuki ihtilaf nedeniyle Ankara 4. Tüketici Mahkemesinin 2022/96 esasına kayden görülen dava dosyası ile Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/8241 esas sayılı dosyalarının getirtilerek incelenmesi, toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi ... işe ... San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında bina tadilatı yapılması hususunda sözleşme düzenlendiğinin, tüm işlerin şüphelilerden ... ve oğlu olan ... tarafından yürütüldüğünün, sözleşmede belirtilen tutarın bir kısmının kredi kartı ile kalan kısmının ise 11.06.2020 tarihli gider pusulası ile ödendiğinin ve gider pusulasında yazılı 5.950,00 TL'nin ...'a teslim edildiğinin, buna karşın şüphelilerin tadilatı tamamlamadıklarının ve şikayetçi tarafından başlatılan icra takibine yönelik şirket yetkilisi olan ...'ın, "belgenin firma ile ilgisinin bulunmadığını, imzanın firma yetkilisine ait olmadığını ve sahte olarak atıldığını" beyan ederek itirazda bulunduğunun, Tüketici Mahkemesinde görülen davada da, makbuz altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle ödemenin kabul edilmediğinin, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, Ankara 4. Tüketici Mahkemesinin 2022/96 Esas sayılı dava dosyası ile Ankara 16. İcra Dairesinin 2021/8241 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, suça konu gider pusulası aslının dosyaya celbi ile şirket adına atılan imza ve yazıların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken;“...müşteki ile şüpheliler arasındaki anlaşmazlığın ev tadilatına dayalı hukuki ihtilaf niteliğindeki anlaşmazlık olduğu, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.06.2023 tarihli ve 2023/4780 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.