İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/791 Karar: 2024/11997 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/791 K.2024/11997

11. Ceza Dairesi 2024/791 E. , 2024/11997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2023 tarihli ve 2021/179611 Soruşturma, 2023/18271 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğini

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/791 E. , 2024/11997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2023 tarihli ve 2021/179611 Soruşturma, 2023/18271 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğini

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/791 E. , 2024/11997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2023 tarihli ve 2021/179611 Soruşturma, 2023/18271 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/3444 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.06.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/25137 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve KYB-2024/5636 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve KYB-2024/5636 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, soruşturmanın genişletilmesine ilişkin İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/06/2021 tarihli kararı ile eksik soruşturma sonucu karar verildiği gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın sonucunda, soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili Sulh Ceza Hakimliğince bir karar verilmesi gerekirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/01/2023 tarihli ve 2021/179611 soruşturma, 2023/18271 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, bu yönden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; Dosya kapsamına göre; suç tarihinde şüphelilerden ...'in yetkilisi olduğu ... tarafından yapılan Eyüpsultan ilçesi Alibeyköy Mah. 646 ada 8 parselde kain taşınmazın müştekiye satışı konusunda anlaşmaya varıldığı, bu amaçla 13/04/2017 tarihinde tapuda devir işleminin de yapıldığı, ancak şüphelilerin tapuda müştekinin satın almak istediği gayrimenkul yerine müştekiye onun bitişiğindeki 19 parselde bulunan ve inşaatı henüz bitmemiş gayrimenkulün satış ve devrini yaptıkları, ancak şüphelilerce müştekiye üzerinde anlaştıkları (8 parselde kain) taşınmazın devrinin yapıldığının söylendiği, sonrasında şüphelilerin müştekiye kiracı bulduklarını söyledikleri, sonrasında da kontrat yaptıklarını söyledikleri, 2 yıl boyunca müştekiye "kira bedeli" adı altında para transferleri yaptıkları, ancak 2019 yılı sonlarına gelindiğinde ödenmeyen kira alacakları artınca şüphelinin müştekiye yeni kiracı bulacaklarını, mevcut kiracının taşınmazı boşaltacağını söylediği, ancak müştekinin kira kontratını istediği ve taşınmazı kendisinin kiraya vereceğini söyleyip kendisine ait olduğunu zannettiği taşınmaza gittiği, burada oturan Hüseyin Bayram isimli şahsın taşınmazın sahibi olduğunu ve burayı satın aldığını ve taşınmazın da ipotekli olduğunu beyan ettiği, bu şekilde müştekinin dolandırıldığını anladığı, müştekiye kandırılarak satılan dairenin diğerinden aşağıda ve çukurda yer alıp, kaba inşaat durumunda olup, kullanılamayacak durumda olduğu, bu şekilde müştekinin dolandırıldığı iddiasıyla şikayetçi olduğu olayda; olay ortaya çıktıktan sonra, müştekinin, şüphelilerden Tayfun ile görüştüğü, ...'in 15/01/2020 tarihli taahhütnameyi imzaladığı, buna göre müştekiye esasen 8 parseldeki taşınmaz satılacakken hataen 19 parseldeki taşınmazın satışının yapıldığının kabul edildiği, bu nedenle 8 parseldeki taşınmazın devrinin derhal sağlanacağı, bu yapılamazsa 3 ay içinde 19 parseldeki taşınmazın inşaat işlerinin tamamen bitirilerek hukuki ve fiili kullanıma hazır biçimde müştekiye devrinin sağlanacağı, ödenmemiş kira bedellerinin tamamının da ödeneceğinin taahhüt edildiği, ayrıca ödenmemiş kira bedellerine karşılık olarak müştekiye 30/05/2020 vade tarihli bir de bono verildiği, ancak bu senedin bedelinin de ödenmediği anlaşıldığından, dolandırıcılık suçundan kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu ve delillerin mahkemesince takdir edilmesi gerektiği, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. Soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcısı Sulh Ceza Hakimliği tarafından belirtilen eksiklikleri giderdikten sonra bir karar verilmek üzere dosyayı tekrar aynı Sulh Ceza Hakimliğine gönderecek, bu hususta kendisi yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veremeyecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2021 tarihli ve 2021/43452 Soruşturma, 2021/32365 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına şikâyetçi vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, merci İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/2592 Değişik İş sayılı kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmek suretiyle belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir kısım soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, ikinci kez 27.01.2023 tarihli ve 2021/179611 Soruşturma, 2023/18271 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, şikâyetçi vekilinin bu karara yönelik itirazının da İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/3444 Değişik İş sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesinde yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın genişletilmesine ilişkin kararda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, daha önce bu hususta karar veren merci tarafından itirazla ilgili bir değerlendirme yapılması gerektiği nazara alınarak, ikinci kez verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında herhangi bir karar verilmemesi ve gereğinin takdir ve ifası bakımından dosyanın İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, ihbarnamede yer alan (1) numaralı kanun yararına bozma istemi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüş; bozma kararının içeriği doğrultusunda (2) numaralı kanun yararına bozma istemi hususunda bu aşamada herhangi bir karar verilmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/3444 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla