İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1218 Karar: 2025/4557 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1218 K.2025/4557

11. Ceza Dairesi 2025/1218 E. , 2025/4557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1218 E. , 2025/4557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1218 E. , 2025/4557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, son, 52, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 4.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir somut ve her türlü şüpheden uzak somut delil olmadığından beraati yerine eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, sanığın tahliyesine karar verilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık nitelikli dolandırıcılıktan 9 yıl hapis ve 4.000.000 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, istinaf esastan reddedilmiş; sanık her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Yargılama usule uygun yürütülmüş, deliller tartışılıp vicdani kanı kesin verilere dayandırılmışsa, CMK 289/1 ile sınırlı temyiz incelemesinde soyut delil yokluğu iddiası sonuç doğurmaz.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Beraat talebi soyut kalmamalı; hükme esas alınan delillerin somut değerlendirme hatası veya usul aykırılığı gösterilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla