İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1198 Karar: 2025/4754 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1198 K.2025/4754

11. Ceza Dairesi 2025/1198 E. , 2025/4754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/708 E. 2025/91 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurul

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1198 E. , 2025/4754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/708 E. 2025/91 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurul

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1198 E. , 2025/4754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/708 E. 2025/91 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin Kapsamına Göre; 1.Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2024/621 Esas, 2024/695 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l, 62, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.798.700,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2025/708 Esas, 2025/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, teşhis işleminin çelişkili olduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık kendisini kamu görevlisi tanıtarak nitelikli dolandırıcılıktan 6 yıl 3 ay hapis ve yüksek adli para cezasına mahkûm edilmiş; teşhisin çelişkili olduğu ve şüpheden yararlanması gerektiği ileri sürülmüştür.

Hukuki İlke: Vicdani kanı dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandığında teşhis itirazı sonuç doğurmaz; TCK 61/1 kriterleri ve 3/1 orantılılık ilkesi karşısında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi isabetlidir.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Teşhis çelişkisi savunması soyut kalmamalı, teşhis usulündeki somut hata gösterilmelidir; gerekçeli alt sınırdan uzaklaşma temyizde ayakta kalır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla