İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1191 Karar: 2025/12192 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1191 K.2025/12192

11. Ceza Dairesi 2025/1191 E. , 2025/12192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/21601 E., 2024/1841 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hüküm

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1191 E. , 2025/12192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/21601 E., 2024/1841 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hüküm

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1191 E. , 2025/12192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/21601 E., 2024/1841 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/194 Esas, 2023/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 158/3, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 25.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 taksite tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2023/2601 Esas, 2024/1841 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ..., sanık ... ... ve sanık ... müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz talebi, atılı suçu işlemediğini, uzlaşmak istediğini, beraati yerine mahkumiyetine ilişkin olarak verilen kararın bozulması isteğine ilişkindir. 2.Sanık ... ... ve ... müdafinin temyiz talebi, sanıkların atılı suçu işlemediklerini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması hâlinde âdil ve etkin yargılanma hakkının gereği olarak sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması zorunluluğunun bulunduğuna karar verilmiştir. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda ve 5271 sayılı CMK'nın 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanıkların savunmalarının alındığı sırada müdafileri hazır bulundurulmadan müdafisiz olarak sorgusunun yapılarak haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 1 56... /1. maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2023/2601 Esas, 2024/1841 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5271 Sayılı CMK'nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa'nın 21. maddesiyle değişik 150.maddesinin 2.fıkrası: "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malül veya sağır veya dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir." 3.fıkrası ise : "Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü ihtiva etmektedir. Cezada artırım maddelerinin sanığa müdafii atanması hususunda nazara alınması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Sanık hakkında TCK'nın 158/1-f-son, 158/3.maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmuş olup, temel cezanın belirlendiği TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen temel ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2016 tarih ve 950-436 Esas Karar, 03.12.2020 tarih ve 2018/270 Esas, 2020/498 Karar; 05.11.2020 tarih ve 2018/153 Esas, 2020/446 Karar, 19.11.2020 tarih ve 2018/441 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararlarında yalnızca temel cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirip gerektirmeyeceğinin gözetilmesi ayrıca artırım maddelerinin CMK'nın 150/3.maddesinin uygulamasında dikkate alınmayacağına karar verilmiştir. CMK'nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3.maddesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararları birlikte değerlendirildiğinde: Kanun'un bu maddesi uyarınca zorunlu müdafii görevlendirilmesinin yalnızca temel ceza yönünden alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalar ile sınırlı olduğu ve bu sürenin belirlenmesinde artırım maddelerinin hesaba alınmayacağı görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun TCK'nın 158/3.maddesi uyarınca cezada yarı oranında artırım yapılması sonucu cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiğine ilişkin gerekçenin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar fikir ve eylem birliğiyle üç veya daha fazla kişiyle nitelikli dolandırıcılıktan 6 yıl 3 ay hapse mahkûm edilmiş; savunma ve sorguları müdafi hazır olmadan alınmıştır.

Hukuki İlke: TCK 158/1-f-son ve 158/3'teki zorunlu yarı oranında artırımla cezanın alt sınırı beş yıldan fazla olduğundan, istem aranmaksızın CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması ve savunmanın müdafi huzurunda alınması gerekir; aksi hâl CMK 289/1-h kesin aykırılığıdır. (Karşı oyda artırım maddelerinin bu hesapta dikkate alınmayacağı görüşü bulunmaktadır.)

Uygulama Sonucu: bozma (oy çokluğu)

Dava Strateji Notu: Müdafisiz alınan sorgu güçlü bir bozma sebebidir; ancak artırım maddelerinin alt sınır hesabına katılıp katılmayacağı Daire içinde ihtilaflı olduğundan (karşı oy), savunmada Ceza Genel Kurulu içtihadına dayanılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla