Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1177 E. , 2025/11052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/363 E., 2024/849 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurus
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1177 E. , 2025/11052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/363 E., 2024/849 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 223.12.2022 tarihli ve 2022/47 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L, 158/3, 43, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 38.960,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2023/363 Esas, 2024/849 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nün temyiz talebi ; duruşmalara katılmadığını , savunma hakkının kısıtlandığını belirterek usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasını istemiştir. Sanık ...'ın temyiz talebi ; suç işlemediğine , diğer sanıklarla çalışmadığına ve kendisine para gönderilmediğine ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz talebi ; suç işlemediğine , hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Sanıkların ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafilerinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanıklara resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık olacak biçimde savunma haklarının kısıtlanması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle,Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2023/363 Esas, 2024/849 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin , 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar kendilerini kamu görevlisi tanıtarak üç veya daha fazla kişiyle birlikte nitelikli dolandırıcılıktan 7 yıl 6 ay hapis ve adli para cezasına mahkûm edilmiş, istinaf esastan reddedilmiştir; sanıklar müdafisiz yargılandıklarını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Takdir hakkı kullanılmaksızın artırım (TCK 158/3) yapılan hâllerde cezanın alt sınırı beş yıldan fazla ise, adil yargılanma hakkı gereği istem aranmaksızın CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanmalıdır. Yargılama boyunca müdafi bulundurulmaması CMK 289/1-h kapsamında kesin hukuka aykırılıktır.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Alt sınırı beş yılı aşan nitelikli dolandırıcılıkta zorunlu müdafi atanmadan alınan savunma/sorgu, esasa girilmeden bozma sağlar; savunma hakkının kısıtlandığı temyizde öncelikli ileri sürülmelidir.