Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1315 E. , 2025/13352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2208 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın re
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1315 E. , 2025/13352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2208 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2024 tarihli ve 2023/78108 Soruşturma, 2024/5722 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/2208 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.02.2025 tarihli ve 2024/12898 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22862 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22862 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin,.... numaralı whatsapp hattından kendisini ... olarak tanıtan kişi ile iletişime geçtiği, bu kişinin gönderdiği linke girip ''...'' isimli uygulamayı indirdiği, akabinde ... isimli kişiyle tanıştırıldığını bu kişi ile telefonla görüştüğünü, ''...'' isimli uygulamaya yatırdığı paralarla hisse senedi, döviz veya altın, gümüş alması için ... isimli kişinin yüzde 20 komisyon karşılığında kendisine yardım edeceği hususunda anlaştıklarını, ... Türk hesabına yatırdığı paraları daha sonra ''...'' isimli uygulamaya aktardığı, bu sistem üzerinden de hisse senedi aldığını, bu şekilde toplam 20.000,00 USD yatırdığını, ... numaralı telefondan da ... isimli biri ile görüştüğünü, 5.000,00 USD yatırırsa, 5.000,00 USD kazanacağını söylediği, son olarak 5.000,00 USD tutar çekmek istediğinde ise kendisinden 6.800,00 USD dolar istendiğini, miktarın yüzde üçü tutarına denk gelen 204,00 USD komisyon olarak kestikten sonra kalan kısmı yatıracaklarını söylediklerini ancak parayı yatırmadıklarını bu şekilde dolandırıldığını anladığını iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, müştekinin bu iddialarını doğrular ve destekler somut bir delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Benzer bir olay sebebi ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/06/2024 tarihli ve 2023/5132 esas, 2024/7356 sayılı ilâmında ''şikâyetçi ile belirtilen telefon numarası arasındaki mesajlaşmalara ilişkin ekran görüntülerinin çıktılarının alınarak dosyaya eklenmesi, dosyada açık kimlik bilgileri bulunan ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulması ve bu kişinin .... isimli internet sitesinde yer alan hesap hareketlerinin dosyaya celp edilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında da sorulmak suretiyle ülke çapında ... numaralı hat ve ... adresli link kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen benzer dolandırıcılık eylemleri bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden... hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.'' şeklinde belirtildiği üzere, Müştekinin hesap hareketlerini gösteren listenin ... Türk tarafından sunulduğu anlaşılmış olup, müştekinin 26/10/2023 - 30/11/2023 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin bilirkişi tarafından incelenerek, paraların aktarıldığı hesap numaralarının ve yatırılan miktarın tespit edilmesi, müşteki ile belirtilen telefon numaraları arasındaki mesajlaşmaların ekran görüntülerinin müşteki vekilince dosyaya sunulduğu da gözetilerek, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığından da sorulmak suretiyle bu numaraların ve müştekinin beyanlarında bahsettiği ''...'' isimli sosyal medya platformunda bulunan Türk Petrol hisselerinin satıldığına ilişkin ilan linki kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen benzer dolandırıcılık eylemlerinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve şüpheli veya şüphelilerin tespiti ile beyanları alındıktan sonra sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi alınan beyanında; facebook isimli sitede Türk Petrolleri hisselerinin satıldığına ilişkin bir ilan görmesi üzerine ilana tıkladığını ve ...numaralı hatta yönlendirildiğini, telefonda konuştuğu kişilerin Avrupa Merkez Bankasına bağlı olarak Türk Petrolleri Borsası olduğunu söylediklerini ve bu kişilerin talebi üzerine ... isimli uygulamayı indirdiğini, sistem üzerinden 20.000 Dolar tutarında hisse senedi aldığını, bununla birlikte; şüphelilerin ... numaralı hattan arayarak bonus kazanacağından bahisle kendisinden çeşitli miktarlarda kripto para istediklerini ve bu tutarları gönderdiğini, ancak parasının iade edilmediğini, böylece şüphelilerin hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiklerini iddia etmesi karşısında; irtibat kurulan facebook sayfası ile belirtilen telefon numaralarının tespitine ilişkin gerekli araştırmaların yapılması, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından da sorulmak suretiyle, ülke çapında suça konu hatlar ve ... uygulaması kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen benzer dolandırıcılık eylemleri bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...kullanıcıların abonelik bilgilerinin tespiti için Port bilgisine ihtiyaç duyulduğu, Port bilgisi olmayan Ip adresinin aynı anda birden çok kişiye tahsis edilebileceği, müştekinin soyut iddiasını destekleyen herhangi bir somut delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/2208 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.