İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1334 Karar: 2025/13317 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1334 K.2025/13317

11. Ceza Dairesi 2025/1334 E. , 2025/13317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1769 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Ko

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1334 E. , 2025/13317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1769 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Ko

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1334 E. , 2025/13317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1769 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2023 tarihli ve 2022/13958 Soruşturma, 2023/3150 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.05.2023 tarihli ve 2023/1769 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.05.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.02.2025 tarihli ve 2024/14002 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21344 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21344 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Bodrum 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/05/2023 tarihli kararıyla Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca 6 aylık şikayet süresinin geçirildiğinden bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 27/01/2020 tarihli ve 2017/30685 esas, 2021/692 karar sayılı ilâmında, "...sanık ...’un danışmanlık hizmeti ve taşınmaz satışı kapsamında şahsına verilen vekalet ilişkisi gereği yaptığı iş sırasında aldığı parayı katılana vermediği sabit olmakla; eylemin 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi olan TCK'nın 155/2 maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin..." şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre, müşteki tarafından adına kayıtlı taşınmazı daha evvel satın aldığı inşaat yetkilisi sahibine satması amacıyla genel vekaletname düzenlemesi sonrası, taşınmazın satılmasına rağmen satış bedelinin kendisine ödenmemesi şeklinde gerçekleştiği iddia edilen somut olayın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, söz konusu suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olmadığı ve zamanaşımı süresince her zaman soruşturma yapılarak kamu davası açılabileceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, müteahhitlik yaptığının, şikâyetçinin ilk olarak şüpheliden Muğla İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevki 426 Ada 2 Parsel numarası ile kayıtlı taşınmaz üzerindeki zemin 1 nolu bağımsız bölümü satın aldığının ve parasını ödediğinin, devamında şüphelinin teklifi üzerine Muğla İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevki 418 Ada 19 Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak olan binanın da C blok 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerinin 700.000,00 TL bedel karşılığında satışı hususunda anlaştıklarının ve şikâyetçinin 500.000,00 TL ödeme yaptığının, bir süre sonra şüphelinin satışı ilk yapılan eve müşteri çıktığını söyleyerek şikâyetçiden aldığı vekaletname ile evi ortağının eski eşi olan....'ya 575.000,00 TL bedelle satmasına karşın, 75.000,00 TL kapora dışında şikâyetçiye herhangi bir ödeme yapmadığının, bununla birlikte yapımına başlanacağı söylenen dairelerin de aradan geçen süreye rağmen tamamlanmadığının ve inşaatın tümüyle başka bir şirkete devredildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her iki taşınmaza ait tapu kayıtları ile şikâyetçi ve şüphelinin beyanlarındaki ödeme iddialarını tevsik edici belgelerin dosyaya celp edilmesi, şüphelinin ifadesi doğrultusunda tanık olarak bilgisine başvurulan ....'ya satışı yapılan taşınmazın gerçek satış bedelinin tespitine çalışılması, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/734 Esas sayılı dava dosyası ile taraflar arasındaki şikâyet konusu uyuşmazlığa ilişkin diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığı da belirlenerek başlangıçtan itibaren suç kastıyla hareket edip etmediği tespit edilip, eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma veya 157-158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı, atılı suçların şikâyete bağlı olmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...şikayet konusu suçun Güveni Kötüye Kullanma suçunu oluşturduğu ve 6 aylık şikayet süresine tabi olduğu, müştekinin 08/08/2022 tarihinde şikayetçi olduğu, bu nedenle 6 aylık şikayet süresinin dolduğunun anlaşıldığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.05.2023 tarihli ve 2023/1769 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla