İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1319 Karar: 2025/12649 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1319 K.2025/12649

11. Ceza Dairesi 2025/1319 E. , 2025/12649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3343 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1319 E. , 2025/12649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3343 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1319 E. , 2025/12649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3343 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve 2023/20009 Soruşturma, 2023/21773 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.08.2023 tarihli ve 2023/3343 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.08.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.02.2025 tarihli ve 2024/11364 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21022 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21022 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikâyetinde özetle; şüpheliler ... ve ...'ın arsa sahibi olan şüpheli ...'a ait taşınmaz üzerine, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmayı taahhüt ederek inşaat yapımına başladıkları, müştekinin 24/04/2017 tarihinde, inşaatın 5 nolu bağımsız bölümünü satın almak amacıyla şüpheli ... ile adi sözleşme imzaladığı, satış bedeli olarak müştekinin kendisine ait başka bir daireyi 140.000 Türk lirasına sayarak ...'ın kardeşi ...'a satış için vekalet vermek suretiyle satış bedelini bu şekilde ...'a ödediği, ayrıca 25.000,00 Türk lirası ve 35.000,00 Türk lirası bedelli iki adet çek vererek taşınmazın tamamı için ödeme yaptığı, geçen süre içerisinde şüphelilerin 5 nolu bağımsız bölümün devrini müştekiye vermedikleri gibi inşaatı %95 oranında tamamladıkları halde şüpheli ... ile danışıklı hareket ederek aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesini göstermelik olarak fesih ettikleri, 5 numaralı dairenin satışının bir başka kişiye sağlanarak mükerrer satış yapıldığı, ayrıca söz konusu dairenin başka 3 kişiye daha satılarak mükerrer satış yapıldığı ve haksız menfaat temin edildiği böylece müştekiye yönelik dolandırıcılık suçunun işlendiği iddiasıyla yapılan soruşturmada, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/12/2022 tarihli ve 2022/85414 soruşturma, 2022/65389 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın, eksik soruşturma yapıldığından bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Antalya 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/02/2023 tarihli ve 2023/218 değişik iş sayılı kararını müteakip, olay hakkında yeniden yapılan soruşturma neticesinde, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2023 tarihli kararı ile şüpheli ile müşteki arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5 numaralı dairenin mükerrer olarak satıldığı iddia olunan ... ile müşteki tarafından kimlik numaraları bildirilen .... ve ... haklarında kolluk araştırması da yapılarak bu kişilerin bulunması ve ifadelerine başvurulması, .... tarafından şüpheliler haklarında Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/155745 sayılı dosyası ile yürütüldüğü iddia edilen takibe ilişkin icra dosyasının ve taraflar arasındaki Antalya 1. Tüketici Mahkemesinin 2019/507 esas sayılı dosyasının da incelenmesi suretiyle inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının da araştırılarak sonucuna göre şüphelinin/şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ...'ın yetkilisi olduğu ..... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile şikâyetçi arasında imzalanan 24.04.2017 tarihli sözleşmeye istinaden inşaatı devam eden Antalya İli .... İlçesi ... Mahallesi 87 99... Parselde kayıtlı bulunan arsa üzerindeki binanın (5) numaralı bağımsız bölümünün şikâyetçiye satışının kararlaştırıldığının, sözleşme bedeli şikâyetçi tarafından ödendiği halde inşaatın süresinde tamamlanmadığının ve bir süre sonra arsa sahibi olan şüpheli ... ile diğer şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek muvazaalı şekilde aralarındaki sözleşmeyi feshettiklerinin ve dairelerin arsa sahibi şüpheli tarafından başka kişilere satıldığının, yine inşaat devam ederken de şüphelilerin aynı daireyi şikâyetçiden başka kişilere sattıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'ın ayrıntılı olarak ifadesinin alınması, şikâyetçi vekili tarafından açık kimlik bilgileri bildirilen ...., ...., ... ile dairenin halen tapuda maliki olarak görünen ...'ın olayla ilgili bilgilerine başvurulması, şüpheliler ... ve ... arasındaki sözleşmenin fesih tarihinde .... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin fiilen iflas edip etmediğinin, ekonomik zorluk içerisinde olup olmadığının kolluk aracılığıyla mahallinde araştırılması ile sözleşmenin inşaatın hangi aşamasında feshedildiğinin taşınmaza ilişkin düzenlenen tüm bilgi ve belgeler üzerinde araştırma yaptırılarak tespitinin sağlanması, UYAP üzerinden belirlenen Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/334 Esas sayılı dosyası ile şikâyetçi ve şüpheliler arasında iddia konusu olaylara dair tüm icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ve işbu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin fiziken dosyaya eklenmesi, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının da belirlenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...dolandırıcılık suçunun oluşması için, failin bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının gerektiği, burada konu edilen hilenin nitelikli yalan ve desise olduğu, bu yalan ve aldatıcı hareketlerin belli oranda ağır, yoğun ve ustaca sergilenerek mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olması gerektiği, olayda bu şekilde bir hilenin mevcut olmadığı, müşteki ile şüpheliler ... ve ...'ın arasındaki anlaşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklı edimlerin yerine getirilmemesi niteliğinde bulunduğu, müşteki ile şüpheli ...'ın arasında ise herhangi bir hukuki ilişkinin gerçekleşmediği, şüphelilerin birlikte hareket ederek sözleşmenin feshi ile taşınmazları mükerrer olarak sattıkları yönünde delilin bulunmadığı, taşınmazların arsa sahibi olan ... tarafından satışının yapıldığı, şüphelilerin savunmasının aksine bir delil elde edilemediği, bu bağlamda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, soruşturmaya konu olay ve fiillerin, TCK ya da özel ceza kanunları kapsamında herhangi bir suç teşkil etmediği, hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı ve suçun unsurları oluşmadığı anlaşılmıştır..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.08.2023 tarihli ve 2023/3343 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla