İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1330 Karar: 2025/13320 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1330 K.2025/13320

11. Ceza Dairesi 2025/1330 E. , 2025/13320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1693 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsav

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1330 E. , 2025/13320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1693 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsav

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1330 E. , 2025/13320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1693 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2023 tarihli ve 2022/184658 Soruşturma, 2023/13046 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1693 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.05.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.02.2025 tarihli ve 2024/2715 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22972 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22972 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilince sunulan şikayet dilekçesinde özetle; müştekinin yatırım amacıyla ticari taksi ve taksi plakası satın almak istemesi üzerine, müştekinin, arkadaşı olan ... tarafından şüpheli ... ile tanıştırıldığı, müşteki ile taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre; ...'ın ... Köyü, ... civarı mevkii 234 parselde bulunan tarla ve 3 katlı evin satış bedeli olan 3.000.000,00 Türk lirasını ...'ın hesabına yatırıcağı, ...'ın parayı bankadan çekerek şüpheli ...'a teslim edeceği, tapuda taşınmazın devri yapıldıktan sonra taksinin tescili sırasında da şüpheli ...'ın müşteki ...'a elden para vererek taksi satış bedeli olarak şüpheli ...'a Eft yapılacağı ve noter devrinin gerçekleşeceği hususunda anlaştıkları, bu anlaşmaya ... ve ... isimli kişilerin şahit oldukları, müştekinin anlaşma uyarınca Menemen İlçesindeki söz konusu taşınmazı şüpheli ...'a devrettiği halde, şüphelilerin kendilerine taksi ile plakasını devretmedikleri, şüphelilerin bu tarz eylemleri alışkanlık haline getirdikleri ve kendisini dolandırdıkları iddiası ile şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda; Müşteki ile şüpheliler arasında taşınmaz ile ticari taksi satışına ilişkin bir hukuki ilişkinin bulunduğu, müştekinin söz konusu taşınmaz bedelini bankadan tahsil ettikten sonra adına kayıtlı taşınmazı tapuda devrettiği, taraflar arasında ticari taksi alım satımı veya taraflar arasında yapılan işlemin takas mahiyetinde olduğuna ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şüphelilerden ...'ın, diğer şüpheliler ..., ... ve ...'ın babası olduğu, şüpheli ... ve oğlu ...'in alınan ifadelerinde ticari taksi ile ilgili herhangi bir anlaşma yapmadıklarını beyan etmeleri karşısında; bilgisine başvurulan ... ve ...'nin beyanlarında söz konusu anlaşmaya tanık olduklarını belirttikleri göze alınarak; şüpheli ...'ın oğlu ...'ı taksinin devri için ikna etmeye çalışacağını söylediği ses kayıtlarının bulunduğu iddia edilen, tanık ...'nin sunmuş olduğu USB bellek içindeki ses kayıtları ile ilgili olarak inceleme yapılarak çözüm tutanağı hazırlanması ve dosyaya müşteki vekilince sunulan, şüpheli ... tarafından müştekiye verildiği iddia edilen "Bölge trafikten üzerime T plaka yoktur yazısı alınacak" yazan küçük kağıt parçasının şüpheli ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespitinin şüphelilerin taksinin devri için anlaşma yapmadıkları yönündeki beyanlarının ispatı yönünden önem arz ettiği, ayrıca, şüpheli ...'a devredilen taşınmazın bedeli olarak yatırılan 3.000.000,00 Türk lirasının dosyaya şüpheli ... tarafından sunulan 28/11/2022 tarihli ve ''00004282'' numaralı 3.000.000,00 Türk lirası bedelli dekont ile ödendiğinin belirtildiği anlaşılmış ise de; müşteki ...'ın bu parayı kasada bankadan çektikten sonra vezne önünde bekleyen şüpheli ...'a geri verdiği iddiasına yönelik olarak işlemin yapıldığı güne ait kamera kayıtları incelenmeksizin, ayrıca müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ekinde başka müştekilerin de benzer eylemler sebebi ile şüphelilerden şikayetçi olduklarına dair Cumhuriyet Başsavcılıklarına hitaben dilekçe sunmuş olduğu da anlaşıldığından, şüphelilerin aynı ya da başka bir şekilde başkalarına karşı da benzer eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair soruşturma dosyalarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, bu şekilde tanık ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin müştekiye ait tapunun devrini sağlamak amacıyla müştekiye yönelik eylemlerinin hile ve desise unsuru taşıyıp taşımadığının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, şüpheliler hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2023 tarihli ve 2022/184658 Soruşturma, 2023/13046 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına şikâyetçi vekili tarafından 13.03.2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmesi üzerine, merci İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1693 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesini müteakip, şikâyetçi vekili tarafından yeniden 12.07.2023 tarihli itiraz dilekçesinin sunulması sonrası, Mahkemenin 02.10.2023 tarihli ve 2023/5620 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın ikinci kez reddedildiği anlaşılmış ise de; İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1693 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildikten sonra, aynı hususta yeniden verilen 02.10.2023 tarihli ve 2023/5620 Değişik İş sayılı kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; yatırım amacıyla ticari taksi plakası satın almak isteyen şikâyetçinin, arkadaşı .... vasıtasıyla şüphelilerden ... ile tanıştığının ve kendisine ait İzmir İli ... İlçesi ... Köyü 234 Parselde bulunan taşınmazının şüphelilerden ... adına devri ile şüpheli ... adına kayıtlı ... plaka sayılı ticari taksi plakasının adına devri ve 300.000,00 TL nakit para ödenmesi hususunda anlaştıklarının, şikâyetçi taşınmazın tapusunu devrettiği halde, şüphelilerin ticari taksi plakasını devretmedikleri ve parayı da vermediklerinin, bir süre sonra da aralarındaki anlaşmayı inkar ettiklerinin, yapılan araştırmalarda benzer şekilde ticari taksi plakası satışı vaadi ile başka insanları da dolandıklarını öğrendiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelilerin, şikâyetçi ile ticari plakası satışı hususunda herhangi bir anlaşma yapmadıklarını savunmalarına karşın, olaylarla ilgili tanık olarak bilgilerine başvurulan .... ve ...'nin şikâyetçinin iddialarını doğrulamaları karşısında, dosyaya sunulan flash belleklerin dökümünün yaptırılması, şikâyetçi vekili tarafından ibraz edilen ve üzerinde şüpheli ...'a ait olduğu belirtilen yazının bulunduğu kağıt üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, ... Bankası ... Şubesine ait 28.11.2022 günü saat 16:20-17:00'ye ait güvenlik kamerası görüntülerinin temin edilmesi, taraflar arasındaki tapu iptal ve tecil davasına ilişkin Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/310 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra, sonucuna göre başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri hususunda da bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "...müşteki ile şüpheliler arasında bağ evi ile ticari taksi satışına ilişkin hukuki ilişki bulunduğu, söz konusu bağ evi ve ticari taksinin niteliklerine özgü sicil kütüklerinin bulunduğu, bu durumun taraflar açısından müracaatı halinde incelenebileceği, ayrıca müştekinin söz konusu taşınmazın bedelini 28/11/2022 tarihinde bankadan tahsil ettiği ve adına kayıtlı taşınmazı tapuda 01/12/2022 tarihinde devrettiği hususu nazara alındığında ve taraflar arasında ticari taksi alım satımına ve bu satımın takas mahiyetinde olduğuna ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair beyanından başka delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1693 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla