Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1363 E. , 2025/14417 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/515 E., 2019/752 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili k
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1363 E. , 2025/14417 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/515 E., 2019/752 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2018/515 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1-3 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.01.2020 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2022/13108 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmasına rağmen kısa kararın 3 no'lu bendinin 1. paragrafında suç isminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, anılan Kararın, aynı suçtan hakkında mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 31/01/2022 tarihli ve 2022/193 esas, 2022/240 sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayda sanık tarafından kullanılan, resmi belgede sahtecilik suçuna konu sürücü belgesinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesi gereğince tayin olunan cezadan, aynı Kanun'un 204/3. maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.5237 sayılı Kanun'un "Resmi belgede sahtecilik" başlıklı 204. maddesi; "(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır." Şeklindedir. 2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, sanığın "resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesine rağmen, hüküm fıkrasında suç adının "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; sanığın, kardeşi olan ...'nın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini kimlik kontrolü yapan kolluk görevlilerine ibraz etmesi şeklinde gerçekleşen olayda; suça konu sürücü belgesinin, 5237 sayılı Kanun'un 204/3. maddesi uyarınca kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında anılan fıkra uyarınca cezada artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli ve 2015/8-395 Esas, 2018/34 Karar ile 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmedilecek cezanın miktarı itibarıyla kişiselleştirme nedenlerinin uygulanması ihtimaline binaen gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2018/515 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.