KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/1410 E., 2025/15330 K.
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2888 E., 2024/2099 K
- Suç
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi (mahkumiyet)
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
395 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Zonguldak 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2023 tarihli kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıkların 7 yıl 6 ay hapis ve 180.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına (ayrıca sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesinin tatbikine) karar verilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
8. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına ve yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. 2. a.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin samimi ikrarı gözününe alınarak hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve suçun sübut bulmadığına, b.Sanık ...'nın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına ve suçsuz olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ile müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
8. Ceza Dairesinin kararında sanık ... ile müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bilişim sistemlerinin banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanıklar 7 yıl 6 ay hapis ve 180.000 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Sanıklar suçun sübut bulmadığını, unsurlarının oluşmadığını ve etkin pişmanlık uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suç vasfı ve yaptırımın doğru belirlendiği; TCK 61/1'deki ölçütler ile TCK 3/1'deki orantılılık ilkesi gözetildiğinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığında hükümde hukuka aykırılık yoktur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Örgütlü/çok mağdurlu bilişim dolandırıcılığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi, TCK 61/1 ölçütleri ve 3/1 orantılılık ilkesiyle gerekçelendirildiğinde onanır; temyizde soyut 'sübut yok/unsur oluşmadı' iddiaları yerine gerekçeli karardaki delil değerlendirmesindeki somut çelişkiler hedeflenmelidir.