Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1318 E. , 2025/13715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/758 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2023 tarihli ve 2023/97 Soruşturma, 2023/628 Kara
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1318 E. , 2025/13715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/758 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2023 tarihli ve 2023/97 Soruşturma, 2023/628 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci Giresun Sulh Ceza Hakimliğinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/758 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2025 tarihli ve 2024/14451 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21200 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21200 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin 1. fıkrasında, suçtan zarar görenin, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceğinin belirtilmiş olması karşısında, somut olayda Espiye Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekinin yurt dışı adresine tebliğ amacı ile konsolosluk tarafından gönderilen çağrı kağıdı üzerine 30 gün yasal bekleme süresince beklenildiği ve 18/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, müştekinin ise anılan karara karşı 15 günlük kanuni süreden sonra 22/01/2024 tarihinde itiraz ettiği cihetle, itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve ayrıca soruşturmanın genişletilmesine kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Espiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 30.05.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi ...'a usulüne uygun olarak 18.12.2023 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, anılan karara karşı itirazın 15 günlük süresinden sonra 22.01.2024 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında; itiraz dilekçesinin süresinden sonra olduğu gözetilerek itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde yerinde görülmüş, bozma kararının içeriği doğrultusunda kabule göre kısmında belirtilen istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Giresun Sulh Ceza Hakimliğinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/758 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim yoluyla dolandırıcılık şikayetine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, müştekinin yurt dışı adresine konsolosluk aracılığıyla tebliğ edilmiş; müşteki tebliğden sonraki 15 günlük süre geçtikten sonra itiraz etmiş, Sulh Ceza Hakimliği itirazı kabul edip soruşturmanın genişletilmesine karar vermiştir.
Hukuki İlke: CMK 173/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır; süresinden sonra yapılan itirazın süre yönünden reddi gerekir. Ayrıca CMK 173/3-4 uyarınca hakimlik soruşturmanın genişletilmesini isterse eksiklikler tamamlandıktan sonra itiraz hakkında karar verilmeli, itirazın kabulüyle birlikte soruşturmanın genişletilmesine hükmedilmemelidir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: KYOK kararına itirazda 15 günlük süre kesindir; yurt dışı tebligatta tebliğ tarihi dikkatle hesaplanmalıdır. Sulh ceza hakimliği eksik soruşturma görürse, doğrudan KYOK'u kaldırıp genişletme kararı veremez; savcılıktan genişletme isteyip sonucuna göre karar vermelidir.