Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1431 E. , 2025/6777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/261 E. 2025/257 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM :
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1431 E. , 2025/6777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/261 E. 2025/257 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2024/588 Esas, 2024/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında" kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 43, 52/2-4, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2025/261 Esas, 2025/257 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olguda bir isabetsizlik bulunmadığı ancak, "TCK'nun 158/1-son-1.cümlesi ile adli para cezasının üst sınırının 5000 gün olarak öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-son maddesi gereğince (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı, TCK'nun 158/1,son-1.cümlesi ile öngörülen 5000 gün yasal üst sınırın, ancak suçtan elde edilen menfaatin iki katının bu miktarın üzerinde olması halinde aşılabileceği, somut olayda; masraflarla miktarla birlikte elde edilen haksız menfaat tutarına göre zararın 523.807,64 TL olduğu, suçtan elde edilen menfaatin iki katı göz önüne alındığında, gün adli para cezası miktarının 52381 gün olarak belirlenmesi gerektiği, 5000 günün üzerinde olan bu miktarın adli para cezasının üst sınırı olduğu gözetilmeksizin, teşdit uygulanmak suretiyle 60000 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi" hukuka aykırı bulunmuş bu husus düzeltilerek adli para cezasının 1.309.520,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, katılanı arayan hat sahiplerinin araştırılmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, savunmasını yaparken müdafii tayin edilmesini talep ettiği halde bu talebinin tutanaklara geçmediğine ve tarafına müdafii atanmadığına , katılanın zararını gidermesi için süre verilmediğine, hakkında zincirleme suç hükümleri ile 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi tarafından 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son ve 43. maddeleri uyarınca gerekçesi gösterilmek ve alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle neticeten 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün sadece sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temel ceza belirlenirken haksız menfaatin üst sınırının, bu menfaatin iki katına karşılık gelen gün para cezası olduğu ve adli para cezasının tayininde bu üst sınırın aşıldığından bahisle misli para cezasında düzeltme yapılarak sanık lehine adli para cezasının indirildiği, oysa ki İlk Derece Mahkemesinin adli para cezalarını doğru yöntemle hesapladığı belirlenmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kendisini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtma suretiyle zincirleme dolandırıcılıktan 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500.000 TL adli para cezasına mahkum edilmiş; sadece sanığın istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi adli para cezasını 1.309.520 TL'ye düşürerek düzeltmiştir.
Hukuki İlke: TCK 158/1-son cümle gereği (l) bendi gibi nitelikli hallerde adli para cezası elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamaz ve 5000 günlük üst sınır ancak menfaatin iki katı bu miktarı aşarsa aşılabilir. İlk derece mahkemesi hesabı doğru yapmış olsa da, aleyhe temyiz bulunmadığından bölge adliye mahkemesinin sanık lehine indirimi bozma nedeni yapılmaz; TCK 61/1 ve 3/1 gözetilerek alt sınırdan uzaklaşma isabetlidir.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Sadece sanık lehine (aleyhe temyiz yokken) yapılmış bir hesap hatası, aleyhe bozma yasağı nedeniyle düzeltilmez; savunma açısından tek taraflı kanun yolu başvurusu, lehe oluşmuş hataların korunmasını sağlayabilir.