Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1634 E. , 2025/15032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/958 E., 2024/261 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1634 E. , 2025/15032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/958 E., 2024/261 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/958 Esas, 2024/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l-son, 168/2, 62, 52/2-4 ve 51. maddeleri uyarınca neticeten erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.05.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 2024/19807 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37305 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37305 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanunun 51/3. maddesinde yer alan, "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki yasal düzenleme karşısında; aynı Kanunun 158. maddesi delaletiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle denetim süresi belirlenirken kanuna aykırı olacak şekilde 1 yıl denetim süresi belirlenmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51. maddesinin üçüncü fıkrası; "(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." Şeklindedir. 3. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.05.2010 tarihli ve 2010/4-87 Esas, 2010/112 Karar sayılı kararında; "...5237 sayılı TCY’ndaki düzenlemeye göre, erteleme bir güvenlik tedbiri olmadığı gibi ceza da değildir. Bununla birlikte, infaz hukukundan ziyade maddi hukuka ait bir müessese olduğu görülmektedir. Nitekim 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve devamı maddeleri uyarınca erteleme ile ilgili olarak infaz aşamasında karar alınması mümkün değildir. Bu nedenlerle aynen tekerrürde olduğu gibi, hükümde yer alan ve “hapis cezasının ertelenmesine” ilişkin olan kısmın da aleyhe değiştirmeme yasağına konu teşkil edeceğinin kabul edilmesi gerekir. Buna karşılık, ertelemenin yasal sonucu olmasından ötürü zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresi”ne ilişkin hataların infaz aşamasında ve 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, bu husus “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinin 3. fıkrası “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz” şeklinde olup; somut olayda, mahkûm olunan ceza süresinin 1 yıl 2 ay olmasına karşılık, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturduğu gibi, bu husus aleyhe değiştirme yasağı kapsamında da değerlendirilemez..." denilmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l-son, 168/2, 62, 52/2-4 ve 51. maddeleri uyarınca neticeten erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, kazanılmış hakka konu olmayan denetim süresinin, aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca en az 1 yıl 8 ay olarak belirlenmesi gerekirken, 1 yıl olarak eksik tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/958 Esas, 2024/261 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık hakkında kurulan hükmün (8-b) bendinde yer alan "1 YIL" ibaresinin çıkartılarak, yerine "1 YIL 8 AY" yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen yerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kendini banka/kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılıktan erteli hapse mahkum sanık hakkında erteleme denetim süresi 1 yıl olarak belirlenmiş, kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: TCK 51/3 uyarınca erteleme denetim süresinin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz; denetim süresi kazanılmış hakka konu olmadığından CMK 309/4-d gereği doğrudan düzeltilir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma ve düzeltme
Dava Strateji Notu: Erteli mahkumiyette denetim süresi ceza süresinden kısa belirlenmişse aleyhe değiştirme yasağına takılmadan KYB ile düzeltilebilir; denetim süresi sanık lehine kazanılmış hak sayılmaz.