İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1639 Karar: 2025/12653 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1639 K.2025/12653

11. Ceza Dairesi 2025/1639 E. , 2025/12653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9054 Değişik İş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cu

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1639 E. , 2025/12653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9054 Değişik İş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cu

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1639 E. , 2025/12653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9054 Değişik İş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.09.2023 tarihli ve 2023/19564 Soruşturma, 2023/31686 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/9054 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.11.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2024/20237 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/34842 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/34842 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin 28/02/2023 tarihli şikayet dilekçesinde; İran uyruklu Gürcistan Ülkesinde yaşayan müvekkillerinin İran uyruklu müşteki ...'ye otomobillerinin bakımı, onarımı, tamiri gerekirse yabancıdan yabancıya satışı için vekalet verdikleri, ...'nin kendisine teslim edilen araçları şüphelilere ait evin otoparkına emaneten bıraktığı, şüphelilerin emanet edilen araçları bulunduğundan yerden aldıkları, iade etmeyerek müştekileri zarara uğrattıklarının iddia edildiği olayda; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelilerin zilyetliği kendilerine devredilmiş mallar üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunduklarına ya da bu devir olgusunu inkar ettiklerine dair delil bulunmadığından, atılı eylem ve işlemlerin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerin beyanının dahi tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, şüphelilerin ve müştekilerin ifadesinin alınması, söz konusu araçlara ilişkin vekaletnamelerin Gürcistan resmi makamlarından Adli Yardımlaşma Anlaşması kapsamında apostil şerhli olarak getirtilmesi, zilyetliğin devir olgusunun tespiti amacıyla bahse konu araçlara ilişkin satış sözleşmesi, ödeme belgeleri, banka kayıtları vs. ilgili tüm belgelerin temin edilmesi ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İran uyruklu olup Gürcistan'da yaşayan şikâyetçilerin, Türkiye'de bulunan otomobillerinin bakım, onarım ve gerekli görülmesi halinde satış işlemleri için yine şikâyetçilerden ...'ye vekalet verdiklerinin, şikâyetçinin de bu araçları emaneten şüpheliler ... ve ...'nin ikamet ettikleri sitenin otoparkına bıraktığının, bir süre sonra şüphelilerin araçları şikâyetçilerin bilgi ve rızası dışında çekici vasıtasıyla bulundukları yerden aldıklarının ve araçlardan haber alınamadığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; başta şikâyetçi ... olmak üzere tüm şikâyetçilerin istinabe yoluyla beyanlarına başvurularak, otomobillerin ne zaman ve ne şekilde Türkiye'ye getirildiklerinin, hangi amaçla ve hangi tarihte şüphelilere bırakıldığının ayrıntılı olarak sorulması, şüphelilerin tamamının olayla ilgili ifadelerinin alınması, şüpheli ...'nin ifadesinde belirttiği Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/371 Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçiler vekili tarafından dosyaya sunulan araçlara ilişkin vekaletnamelerin apostil şerhli suretlerinin ilgili ülkeden getirtilmesi, şüpheli ....'nin bir suretini ibraz ettiği .... Noterliğinin 12.11.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin gerçekliğinin ilgili noterlik nezdinde araştırılması, zilyetliğin devir olgusunun ispatına yönelik bahse konu araçlara ilişkin tüm sözleşme, vekaletname, ödeme belgesi, dekont..vb. tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesi, dosya içerisinde bulunan ve site güvenliği tarafından düzenlenen 23.02.2022 tarihli tutanakta belirtilen ... isimli site sakini ile tutanak altında imzaları bulunan site güvenlik görevlilerinin olayla ilgili bilgilerine başvurulması, bu itibarla şüphelilerin üzerilerine atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesinde şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna vücut verebileceğinin değerlendirilmesi halinde, bu suç yönünden şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...savunmalar, dosya içerisinde yer alan diğer tüm belge ve bilgiler, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/371 sayılı dosyası, iddianame içeriği ile tüm soruşturma evrakı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, şüphelilerin zilyetliği kendilerine devredilmiş mallar üzeirnde devir amacı dışında tasarrufta bulunduklarına ya da bu devir olgusunu inkar ettiklerine dair delil bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlık niteliğinde olduğu ve hallinin hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/9054 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla