İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1644 Karar: 2025/12647 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1644 K.2025/12647

11. Ceza Dairesi 2025/1644 E. , 2025/12647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1180 Değişik İş SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, tehdit, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğind

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1644 E. , 2025/12647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1180 Değişik İş SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, tehdit, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğind

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1644 E. , 2025/12647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1180 Değişik İş SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, tehdit, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması, hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2024 tarihli ve 2024/10151 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.02.2024 tarihli ve 2024/1180 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 2024/16461 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35684 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/35684 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından 27/09/2023 tarihinde yapılan şikayet üzerine, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 26. maddesi gereğince, internet haber sitelerinde yayınlanan haberlere ilişkin kovuşturma için öngörülen dört aylık sürenin dolduğundan bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavclığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, müşteki vekili tarafından 27/09/2023 tarihli suç duyurusu dilekçesi ile adı geçen şüpheliler haklarında, hakaret, tehdit, şantaj, iftira, dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yaymak, ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklamak, güveni kötüye kullanma suçlarından ihbarda bulunulduğu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/01/2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda, hangi suçların internet haber sitesi üzerinden yayınlanan haber içerikleri vasıtasıyla işlendiğine dair bir değerlendirme yapılmadığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun 30/01/2024 tarihli yazısı ile "sosyal medya aracılığı ile işlendiği iddia edilen diğer suçlar" ifadesine yer verilerek dosyanın genel soruşturma bürosuna tevzi edilmesinin istendiği, bu haliyle suç duyurusuna konu hangi suçların 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesi kapsamında kaldığı hususunda değerlendirme yapılmadan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...'un, ... A.Ş. ve ... TV’nin tek pay sahibi, yine ... Ticaret A.Ş.’nin de tek yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunun, şüphelilerden ...'nın şikâyetçinin kardeşi ve ... TV’nin eski çalışanı, aynı zamanda ... Ticaret A.Ş.’nin 10.08.2020-09.08.2023 arasında dışarıdan tek yetkili yönetim kurulu üyesi olarak atandığının, diğer şüpheli ...'nın ise şüpheli ...’nın eşi olduğunun, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek ... Ticaret A.Ş.’nin mal varlıklarını şirketin zararına kendi menfaatlerine olacak şekilde elden çıkardıklarının, kastî olarak şirketi zarara uğratacak eylem ve davranışlarda bulunduklarının, şirkete ait mal varlığı değerlerini kişisel harcamaları ve benzer isimle aynı adreste faaliyet göstermek üzere kurulmuş olan şüpheli ...'nın yetkilisi olduğu ... Yayıncılık A.Ş.'nin lehine olacak şekilde kullandıklarının, yine şikâyetçiye tehdit, hakaret ve şantajda bulunduklarının, şikâyetçinin sahibi olduğu şirkete ait internet sitelerinde şikâyetçi hakkında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet ettiğine yönelik yalan haberler yayınladıklarının, bu haber içeriklerinde şikâyetçinin kişisel bilgi ve fotoğraflarının kullanıldığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüpheliler hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...dosya içeriği ve mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 17/10/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7418 Sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında internet haber sitelerinde yayınlanan haberlere ilişkin kovuşturma için öngörülen 4 aylık sürenin dosyanın tevzi edildiği 29/01/2024 tarihten önce dolduğu..." şeklindeki gerekçeyle atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiş ise de; şikâyet konusu suçların bir bölümünün basın yoluyla işlenen suçlardan olmaması nedeniyle 7418 sayılı Basın Kanunu kapsamında yer alan sürelere tabi olmadığı gibi inceleme konusu kararın dayanağını teşkil eden kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın hangi suçlara yönelik olarak verildiğinin de net olarak anlaşılamaması karşısında; UYAP üzerinden tespit edilen Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/641 Esas sayılı dosyası da getirtilip incelenerek, bu dosya kapsamında kamu davasına konu edilen ve edilmeyen tüm iddiaların ayrı ayrı değerlendirilerek bir muktezaya bağlanması gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.02.2024 tarihli ve 2024/1180 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla