Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1810 E. , 2025/12016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/182 E. 2024/187 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ile kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1810 E. , 2025/12016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/182 E. 2024/187 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ile kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk Derece 1. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ve 2023/221 Esas ve 221/464 Karar sayılı ilamı ile; sanığın eylemleri nedeniyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d-f-son , 43/1, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 37.500,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B.İstinaf 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 18.09.2024 tarihli ve 2024/1 82... /187 Karar sayılı kararıyla Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken TCK'nın 158/3. maddesi uygulanmamış olsa dahi; sanığa yüklenen suçun alt sınırının 5 yıldan fazla olması dikkate alındığında; 5271 sayılı CMK'nın 150/3 maddesindeki düzenleme gözetilerek sanığa zorunlu müdafi atanmamasının ve sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz talebi sanık yönünden atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son,158/3 maddeleri kapsamındaki bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davaları neticesi verilen beraat hükümleri kesinleştiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 18.09.2024 tarihli ve 2024/1 82... /187 sayılı sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim/banka araç kılınarak nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Cumhuriyet savcısı, suçun alt sınırının beş yıldan fazla olduğunu ileri sürerek sanığa zorunlu müdafi atanmamasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Hukuki İlke: Sanığa TCK 158/3 uygulanmayıp yalnızca 158/1-d-f-son maddesinden ceza verilmiş ve alt sınır beş yılı aşmıyorsa, CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atama yükümlülüğü doğmaz; bu durumda müdafi atanmaması bozma sebebi teşkil etmez. Yargılama işlemleri usule uygun, suç vasfı ve yaptırım doğru belirlendiğinde hüküm onanır.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafi savunması yalnızca uygulanan maddelerle oluşan alt sınırın fiilen beş yılı aştığı hâllerde sonuç doğurur; TCK 158/3 uygulanmadan alt sınırın beş yılın altında kaldığı dosyalarda bu itiraz reddedilir, dolayısıyla temyiz sebebi seçilirken uygulanan maddelerin somut ceza sınırı önceden hesaplanmalıdır.