Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1907 E. , 2025/6514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/337 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2018/782 Esas,
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1907 E. , 2025/6514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/337 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2018/782 Esas, 2020/250 Karar sayılı kararıyla, "2016 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik hükümlü müdafinin istinaf başvurusunun, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/2483 Esas, 2021/1041 Karar sayılı kararıyla esastan reddine hükmedilmesi suretiyle kesinleşmesi sonrası; Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunması üzerine, Mahkemece yapılan uyarlama yargılamasında, aynı Mahkemenin 28.11.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/1094 Karar sayılı kararıyla hükümlünün, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara yönelik hükümlü müdafinin itirazının reddine dair mercii Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2024/337 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.04.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/33231 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/48060 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/48060 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkındaki Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2020 tarihli kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31/03/2021 tarihli kararı ile esastan reddine karar verilmesi sonucunda kesinleşmesini takiben uyarlama yargılamasına başladıktan sonra Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/601 esas sayılı dava dosyasının inceleme konusu Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/456 esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmakla, Henüz kesinleşmeyen dosya ile uyarlama yargılaması yapılan dosyanın birleştirilemeyeceği, yargılamaların ayrı yürütülmesi gerektiği cihetle, itirazın bu sebeple kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Sanık hakkında iki dava dosyasındaki vergi mütalaasının da 2016 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçuna ilişkin olduğu gözetilmeden, mütalaa dışına çıkılarak sanığın 2016 ve 2017 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, 3-Uyarlama yargılaması öncesi aynı eylem nedeniyle sanık hakkında Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2020 tarihli kararı ile sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilmesine karşılık uyarlama yargılaması sonrasında sanık hakkında sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği gözetildiğinde yasal değişiklik öncesi durumun sanık lehine olduğu, uyarlama talebinin reddi ile önceki hükmün aynen infazına karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu sebeple kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı kararında; "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." denilmektedir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2021 tarihli ve 2020/55893 Soruşturma, 2021/2678 Esas sayılı iddianamesiyle aynı mükellefiyetine ilişkin olarak "2016 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan açılan kamu davasında; Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/209 Esas, 2021/957 Karar sayılı kararıyla, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin hükme yönelik hükümlü müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/1072 Esas, 2022/1916 Karar sayılı kararıyla bozulması sonrası, aynı Mahkemenin 22.11.2022 tarihli ve 2022/601 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararıyla, genel usullere göre devam eden yargılamada henüz sanık hakkında herhangi bir hüküm kurulmadan, uyarlama yargılaması devam eden Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/456 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş; devamında hükümlü hakkında Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2022/456 Esas, 2023/1094 sayılı kararıyla, dava konusu yapılmayan 2017 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi de dahil edilerek, hükümlünün 2016 ve 2017 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurulmuş, bu hükme yönelik hükümlü müdafinin itirazının da merci Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2023/337 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir. 4. İncelenen dosya içeriğine göre; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yargılama koşulları ve sonuçları itibarıyla farklılık arz eden infaz aşamasındaki dosyalar ile yargılaması devam eden dosyaların birleştirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte hükümlü hakkında her iki dosyada da yalnızca "2016 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine aykırı olarak dava konusu yapılmayan "2017 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan da hüküm kurulması ile uyarlama yargılamasına konu Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2018/782 Esas, 2020/250 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyete karar verildiği gözetilmeden, uyarlama yargılaması neticesinde birleştirilmesi mümkün olmayan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2021 tarihli ve 2020/55893 Soruşturma, 2021/2678 Esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası da dahil edilip, 7394 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak hükümlünün, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edildiğinden bahisle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 5. Dosya kapsamına göre; Selçuk Vergi Dairesi Başkanlığının 04.05.2023 tarihli cevabi yazısı ile hükümlünün 02.04.2023 tarihinde 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğunun ve bu talebinin kabul edildiğinin bildirilmesi ile hükümlü müdafi tarafından sunulan 27.11.2023 tarihli dilekçe ekinde bulunan dekonttan, 28.08.2023 tarihinde yapılandırma kapsamındaki vergi borçlarının ilk taksitinin ödendiğinin belirlenmesi karşısında, hükümlü hakkında 7394 sayılı Kanun hükümleri uyarınca etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanıp faydalanamayacağı hususunda Mahkeme tarafından yeniden değerlendirme yapılması mümkün görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2024/337 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.