İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1916 Karar: 2025/7281 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1916 K.2025/7281

11. Ceza Dairesi 2025/1916 E. , 2025/7281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/511 E., 2015/24 K. SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/01/2025 ta

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1916 E. , 2025/7281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/511 E., 2015/24 K. SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/01/2025 ta

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1916 E. , 2025/7281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/511 E., 2015/24 K. SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/01/2025 tarihli ve 2021/18538 Esas, 2025/625 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.05.2025 tarihli KD - 2015/178216 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 155. Maddesine düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu değil 5237 Sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde hükme bağlanan tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyet sırasında işlediği nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında bulunduğu ve ilk derece mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur. II. GEREKÇE Katılanların .. vatandaşı olup Türkiye’de arazi alabilmek için sanık ... ile ortak olarak 25.05.2006 tarihinde ... Turizm Ltd.Şti.’ni kurdukları, bu tarihten itibaren sanık ...’ın şirket müdürü olduğu, sanık ...’un şirketin muhasebecisi olup sanık ...’ın ise bu işler kapsamında Tükçe bilmeyen katılanlara tercümanlık yaptığı, sanıkların iştirak halinde sanık ...’ın ...ya tercümesi ile katılan ...’e şirketin sahip olduğu gayrimenkuller nedeniyle devlet kurumlarına yapılması gereken ödemeler olduğu ve sermaye artırımı için 9650TL para istedikleri, katılan ...’in sanık ...’ın hesabına 18.07.2006 tarihinde 13.336,00TL gönderdiği, paranın sanık ... tarafından 20.07.2006 tarihinde bankadan çekildiği, akabinde ödemelerin yapıldığına dair sahte .. bank dekontunu sanık ...'un ofisinden her üçünün birlikte katılana fax çektikleri, katılanların Türkiye’ye geldiklerinde gönderdikleri 13.336,00TL. paranın belirtilen yerlere yatırılmadığı, sanıkların ...bank’a yatırmış gibi gösterdikleri paraya dair dekontun gerçek olmadığını öğrendikleri iddia ve kabul olunan olayda, sanık ... ile katılanların aynı şirketin ortakları olmaları, sanık ...'ın şirketin diğer ortakları olan katılanların, şirket adına işlem yapması için sanık ... aracılığı ile ..'a gönderdikleri paraların muhasebeci sanık ... ile birlikte iştirak halinde gerekli yerlere yatırılmayıp mal edinmeleri karşısında; tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığı suçunun bu vasfa sahip kişilerin üçüncü bir kişiye yönelik hile ile menfaat temini şeklinde gerçekleşen eylemlerde düşünülebileceği, somut olayda ise aynı şirketin ortakları arasında vuku bulan sanık ...'ın eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı ve mahkemenin vasıfta hata yaparak nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesinin,14/01/2025 tarihli ve 2021/18538 Esas, 2025/625 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Yabancı uyruklu katılanların Türkiye'de arazi almak için sanıklarla ortak kurdukları şirkette; şirket müdürü, muhasebeci ve tercüman sanıkların, sermaye artırımı/devlet ödemeleri bahanesiyle katılanlardan aldıkları parayı ilgili yerlere yatırmayıp sahte banka dekontu düzenledikleri olayda, eylemin nitelikli dolandırıcılık mı yoksa güveni kötüye kullanma mı olduğunun tartışıldığı dava.

Hukuki İlke: TCK 158/1-h'deki tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığı suçu, bu sıfattaki kişilerin üçüncü bir kişiye yönelik hile ile menfaat temini halinde oluşur; aynı şirketin ortakları arasında, ortaklardan birinin şirket adına işlem için verilen parayı mal edinmesi ise TCK 155 kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur.

Uygulama Sonucu: itirazın reddi

Dava Strateji Notu: Şirket ortakları arasında, ortağa güvenle teslim edilen paranın amaç dışı mal edinilmesi eylemi tacir dolandırıcılığı (TCK 158/1-h) değil, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK 155) olarak nitelendirilir; suç vasfı savunmasında failin mağdurla aynı şirketin ortağı olup olmadığı ve paranın güven ilişkisiyle teslim edilip edilmediği belirleyicidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla