Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2273 E. , 2025/13315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/284 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Perşembe Cumhur
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2273 E. , 2025/13315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/284 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2025 tarihli ve 2025/6 Soruşturma, 2025/15 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ordu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.01.2025 tarihli ve 2025/284 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.01.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 2025/4585 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/55164 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/55164 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin ... isimli kişiden Ordu İli, .... İlçesi, ... Mahallesinde kain 3 80... numaralı taşınmaz üzerinde sahip olduğu 3321/6096 oranındaki hissesini 700.000,00 Türk lirası karşılığında satın aldığı, devir tarihinden iki yıl sonra 17/05/2021 tarihinde ... tarafından müşteki aleyhine Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/108 esas numarasına kayden ön alım davası açıldığı, 08/08/2021 tarihinde ...'in vefat etmesi üzerine dosyanın müracaata bırakıldığı, şüphelilerin ...'in mirasçıları olarak 16/12/2021 tarihli dilekçe ile dosyanın işleme konulması talebinde bulundukları, bu dilekçedeki şüpheli ...'ın imzasının diğer şüpheli ... tarafından taklit edildiği, ayrıca yine şüpheli ... tarafından Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 17/04/2023 tarihli dilekçe ile şüpheli ...'nin imzası taklit edilerek müşteki ve ... isimli kişi aleyhine ecri misil davası açıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheliler ile araştırma sonucu tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması, müştekilerle şüpheliler arasındaki para alışverişine ve sözleşme yapılmasına ilişkin dosyaya örnekleri ibraz edilen yabancı dilde hazırlanmış ve müşteki tarafından tercüme ettirilmiş belge suretleri (mail, yazışma, fatura, para havale başvurusu vs. belgeler) ile olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, Ordu İli .... İlçesi ... Mahallesi 3 80... No’lu parseldeki taşınmazın 3321/... oranındaki hissesi ile 3 82... numaralı parseldeki taşınmazın 6642/... oranındaki hissesini ... isimli kişiden satın aldığının, 17.05.2021 tarihinde şüphelilerin ortak murisi olan ... tarafından şikâyetçi aleyhine ön alım hakkına dayanan tapu iptal tescil davası açıldığının, bu dava Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/108 Esas sırasında devam ederken davacının 08.08.2021 tarihinde vefat ettiğinin, bu nedenle dosyanın müracaata bırakıldığının, devamında şüphelilerden ...’ın kardeşi olan diğer şüpheli ...’ın bilgi ve rızası dahilinde imzasını taklit ederek hazırladığı 16.12.2021 tarihli dilekçe ile Mahkemeden yenileme talebinde bulunduğunun, o tarihte şüpheli ...'ın Perşembe İlçesinde olmadığının, akabinde şüpheli ...'ın 14.02.2023 tarihli dilekçede de diğer şüphelinin yerine imza atarak şikâyetçi aleyhine ecrimisil davası açtığının, bu suretle hak düşürücü süreleri korumayı amaçladıklarının ve şikâyetçi aleyhine bir duruma neden olduklarının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, "...her ne kadar şüpheli hakkında soruşturma yürütülmüş ise de; müşteki vekilinin şikayet dilekçesine eklemiş olduğu suça konu dilekçenin Ankara ilinden Perşembe ilçesine gönderildiği, bu haliyle şüpheli ...'nin Perşembe ilçesinde olmasının suçun oluşumu açısından zorunlu olmadığı gibi müştekinin yine kendi dilekçesinde belirttiği üzere söz konusu imzanın şüpheli ...'nin bilgisi ve talimatına istinaden atıldığını belirttiği, bu haliyle söz konusu eylemin faydasız sahtecilik kapsamında kalacağı, nitekim Yarıgtay 11.Ceza Dairesi'nin yerleşik uygulamasının da bu yönde olduğu, bu itibarla gelinen aşamada şüphelilerin üzerine atılı müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeyle 06.01.2025 tarihli ve 2025/6 Soruşturma, 2025/15 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71... sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca dava açma hak ve yetkisinin kişinin kendisi veya tayin ettiği avukatına ait olduğunun, düzenlenmesi kamu otoritesinin şekil şartlarına bağlanan ve aksinin ispatı aynı nitelikteki kayıt ve belgelerle mümkün olan, bunun sonucu olarak bütün resmi kurumlarda ve özel birimlerde geçerli olduğu kabul edilen belgelerin düzenlenmesinde kişilerin kendilerini üçüncü kişinin yerine koyarak gerçek hak sahibinin de buna onay vererek işlem yapmasının kamu düzeni açısından kabul edilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması karşısında; şüphelilerin olayla ilgili ifadelerinin alınması, bahse konu dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, suça konu dava dilekçelerinin asılları ile şüphelilerin mukayeseye esas imza örnekleri temin edilerek gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüphelilerden ...'ın iddia konusu davaları açma ve dilekçeleri verme hususunda tek başına yetkili olup olmadığı, hak düşürücü sürelerin korunması bakımından mirasçıların tamamının dava açmasının gerekip gerekmediğinin, bu hususta yapılan sahteciliğin "faydasız sahtecilik" olarak kabul edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ordu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.01.2025 tarihli ve 2025/284 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.