KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/2371 E., 2025/11128 K.
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/730 E., 2023/538 K
- Suçlar
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma
- Hükümler
- Mahkûmiyet,beraat
- Tebliğname görüşü
- Düşme Cumhuriyet savcısının 06.11.2023 dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyizine hasren yapılan incelemede
Karar Detayı
358 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından,
reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı “Güveni kötüye kullanma” 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve bu süreçte zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
Sanık ...'nün, 14.07.2012 tarihinde katılan şirket ile yaptığı kira sözleşmesi uyarınca katılan şirketten çelik iskele kiraladığı, iskeleyi teslim almasından sonra kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığı ve katılan şirketin sanıktan çelik iskelenin iadesini istediği, sanığın sözleşme gereği teslim aldığı eşyayı katılana iade etmeyerek mal edindiği iddia edilen olayda;
sanık ...'ın, katılan şirketten söz konusu malları kira sözleşmesi karşılığında teslim almış olup katılan şirket ile aralarında hizmet veya ticari anlaşma bulunmaması nedeniyle eylemin sübutu halinde basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenmiştir.
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen "güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, TCK’nin 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanıklar ... ve ... yönünden durma süresi de dikkate alınarak 10.09.2013 tarihli mahkûmiyet kararı ile sanık ... yönünden 13.12.2013 tarihli sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık, 14.07.2012 tarihli kira sözleşmesiyle katılan şirketten çelik iskele kiralamış, kira bedelini ödemeyince çıkan ihtilaf üzerine iskeleyi iade etmeyerek mal edinmiştir; ilk derecede mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuştur.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Taraflar arasında hizmet veya ticari ilişki bulunmayıp yalnızca kira ilişkisi olduğundan eylem TCK 155/1'deki basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur; uzlaşma sürecinde duran süre de dikkate alındığında TCK 66/1-e zamanaşımı dolmuştur ve düşme gerekir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma (ve davanın düşmesi)
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Emanet edilen malın niteliğine değil, taraflar arasındaki ilişkinin türüne bakılmalıdır; hizmet/ticari ilişki yoksa nitelikli değil basit güveni kötüye kullanma savunulmalı ve uzlaşma nedeniyle zamanaşımının durduğu süre hesaba katılmalıdır.