İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2394 Karar: 2025/12067 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2394 K.2025/12067

11. Ceza Dairesi 2025/2394 E. , 2025/12067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/322 E., 2015/114 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında ku

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2394 E. , 2025/12067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/322 E., 2015/114 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında ku

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2394 E. , 2025/12067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/322 E., 2015/114 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olmayıp reddini gerektirdiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin yokluğunda verilip 20.05.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.06.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça konu iş yerinin gerçek olması, sanığın katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve sigorta primlerinin katılan kuruma yatırılmış olması halinde, 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96. maddesince yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması karşısında; sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, sigortalı gösterilen kişileri gerçekte çalıştırmadığı halde SGK'ya bildirerek kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilikten mahkum edilmiş; katılan vekilinin temyizi ise süresinde yapılmamıştır.

Hukuki İlke: İş yerinin gerçek olması ve kurumun her zaman denetim imkanı bulunması karşısında, kurumun denetim imkanını ortadan kaldıran hileli bir hareket yoksa dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmaz; primlerin 5510 sayılı Kanun 89 ve 96 uyarınca her zaman tahsil ve irat kaydı mümkündür. Özel belgede sahtecilik yönünden TCK 66/1-e ve 67/4 zamanaşımı dolmuşsa düşme gerekir.

Uygulama Sonucu: Katılan temyizinin süreden reddi, sahtecilikten düşme, nitelikli dolandırıcılıktan hükmün bozulması (beraat gereğine işaretle)

Dava Strateji Notu: SGK'ya sahte sigortalı bildirimi dosyalarında, kurumun her zaman denetim yetkisi bulunduğunu ve denetimi engelleyen hile olmadığını vurgulayarak dolandırıcılık unsurunun oluşmadığını savunun; ayrıca temyiz süresini kaçırmamaya azami dikkat gösterin.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla