İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2507 K.2025/7166

USU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy

Esas2025/2507Karar2025/7166Tarih16 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2025/2507 E., 2025/7166 K.

Karar tarihi
16 Haziran 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/480 E., 2024/452 K
Suç
Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KON

Karar Detayı

1.265 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

USU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy

10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2021/480 Esas, 2024/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-l-son, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 11.720,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 22.10.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.05.2025 tarihli ve 2025/7536 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2025 tarihli ve KYB-2025/59983 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2025 tarihli ve KYB-2025/59983 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "Dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın katılanı telefonla arayıp kendisini ...

Bankası yetkilisi olarak tanıtarak, kart aidat masraflarını geriye dönük şekilde ödediklerini, bunun için kimlik bilgilerini ve vereceği banka hesap numarasına para havale etmesi gerektiğini, bu paraların daha sonra iade edileceğini söyleyerek katılanı aldatıp, kendi adına kayıtlı hesap numarasına aynı gün 4.790,00 ve 2.250,00 Türk lirası olmak üzere toplam 7.040,00 Türk lirası göndermesini sağlayarak katılandan haksız yarar sağladığının iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanığın aşamalarda yaptığı istikrarlı savunmalarında,

kendisini tüketici hakem heyetinden aradığını söyleyen ... isimli bir şahsın aradığını, kredi masraflarını geri iade edeceklerini, bunun için banka hesap numarası istediklerini, bu şahsa inanarak hesap bilgilerini ve şifrelerini verdiğini, kendi hesabında bulunan paranın çekildiğini, kendisinin de dolandırıldığını beyan etmesi, olay günü katılanı arayan telefon numarasının sanık adına kayıtlı olmadığının anlaşılması, sanık müdafinin kanun yararına bozma talep dilekçesinin ekinde sunduğu belgelerden, sanığın savunmasında bahsettiği olayla ilgili olarak dolandırıldığı iddiasıyla ....

İlçe Emniyet Müdürlüğüne şikayetçi olarak müracaat ettiğinin anlaşılması ve yapılan soruşturma kapsamında alınan 12.10.2020 tarihli Görüntü İnceleme Tutanağı'nda kimliği tespit edilemeyen meçhul şahsın farklı ildeki ATM'den sanığın hesabından kartsız para çekme işlemi yaptığının tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir savunmasının aksini ispatlar nitelikte herhangi bir tespitin yapılamadığı cihetle, müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,

yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, Sanık müdafii tarafından sunulan 24.02.2006 veriliş tarihli özürlüler için kimlik kartının içeriğinde, sanığın ruhsal veya duygusal, görme, epilepsi, ortopedik rahatsızlıklarının bulunduğunun belirtildiği, özür oranının %77 olduğu anlaşılmakla, sanığın eylem tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin raporun temin edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.

Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini de açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir.

Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir.

Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır. 2. Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Buna göre bozma nedenleri. 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 5271 sayılı Kanun'un 309. Maddesinin (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir.

Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.

Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.

Aynı Kanun'un dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.

3. Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün hangi hallerde kanun yararına bozulabileceği, kanun yararına bozma kararının ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılamayacağı, hangi hallerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir.

Kanun yararına bozma, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. Dava konusu olayda mahkemece kanıtların toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen hükümde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğinden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün değildir.

Zira böyle bir durumda ortada hukuka aykırılık hali bulunmamakta olup, varolan kanıtların mahkûmiyete yeterli olup olmamasına ilişkin değerlendirme yanlışlığından kaynaklanan bir uyuşmazlık hali söz konusudur.

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istemde belirtilen "..sanığın aşamalarda yaptığı istikrarlı savunmalarında, kendisini tüketici hakem heyetinden aradığını söyleyen ... isimli bir şahsın aradığını, kredi masraflarını geri iade edeceklerini, bunun için banka hesap numarası istediklerini, bu şahsa inanarak hesap bilgilerini ve şifrelerini verdiğini, kendi hesabında bulunan paranın çekildiğini, kendisinin de dolandırıldığını beyan etmesi, olay günü katılanı arayan telefon numarasının sanık adına kayıtlı olmadığının anlaşılması,

sanık müdafinin kanun yararına bozma talep dilekçesinin ekinde sunduğu belgelerden, sanığın savunmasında bahsettiği olayla ilgili olarak dolandırıldığı iddiasıyla ...

İlçe Emniyet Müdürlüğüne şikayetçi olarak müracaat ettiğinin anlaşılması ve yapılan soruşturma kapsamında alınan 12.10.2020 tarihli Görüntü İnceleme Tutanağı'nda kimliği tespit edilemeyen meçhul şahsın farklı ildeki ATM'den sanığın hesabından kartsız para çekme işlemi yaptığının tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir savunmasının aksini ispatlar nitelikte herhangi bir tespitin yapılamadığı cihetle,

müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği..." şeklindeki nedenin kanun yararına bozma yolunda ileri sürülemeyeceği; bununla birlikte yargılamanın hiçbir aşamasında sanık tarafından cezai ehliyetini etkileyecek nitelikte bir akıl hastalığı bulunduğundan söz edilmediği, dosyaya ibraz edilen raporlarda da bu hususta herhangi bir ibareye rastlanılmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

5. Bununla birlikte, sanık müdafinin 11.12.2024 tarihli dilekçesinde belirtilen hususlar ile dilekçe ekinde ibraz edilen bilgi ve belgeler dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesi uyarınca talepte bulunulması halinde, gereğinin mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüştür.

II. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2507
Karar No
2025/7166
Tarih
16 Haziran 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2506 K.2025/14390
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2505 K.2025/14397
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2503 K.2025/7709
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2500 K.2026/924
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2498 K.2025/8062
  • 11. Ceza Dairesi — Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2496 K.2026/1119

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.