İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2522 Karar: 2025/8079 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2522 K.2025/8079

11. Ceza Dairesi 2025/2522 E. , 2025/8079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 13.03.2024 EK KARAR SAYISI : 2023/1536 E., 2024/418 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın kaldırılarak esastan incelenmesi İTİRAZA KONU K

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2522 E. , 2025/8079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 13.03.2024 EK KARAR SAYISI : 2023/1536 E., 2024/418 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın kaldırılarak esastan incelenmesi İTİRAZA KONU K

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2522 E. , 2025/8079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 13.03.2024 EK KARAR SAYISI : 2023/1536 E., 2024/418 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın kaldırılarak esastan incelenmesi İTİRAZA KONU KARAR : Ek kararın onanması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması Dairemizin, 27.11.2024 tarihli ve 2024/2881 Esas, 2024/14141 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Dolandırıcılık" suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın onanmasına karar verilmiş olup bu kararın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.06.2025 tarihli ve KD- 2024/40498 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve süre aranmayan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2021/40128 Esas, 2023/1372 Karar sayılı kararı ile verdiği bozma kararı sonrası, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak, duruşma sonrası, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar vererek kurduğu farklı mahkumiyet hükmünün yeni bir hüküm niteliğinde olduğu, yeni ve farklı bu hükmün ise artık temyizen Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği, aksinin kabulü halinde Yargıtay temyiz davası sonrasının denetimsiz kalacağı, temyiz sürecinin bölge adliye mahkemesi ceza dairesi ile Yüksek Yargıtay arasında devam ettiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2023/1536 Esas, 2024/418 Karar sayılı ek kararının kaldırılarak dosyanın esastan incelenmesi gerektiği talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanıklar hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin, 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarihli ve 2024/2881 Esas, 2024/14141 Karar sayılı sanıklar yönünden ek kararın onanması ilâmının KALDIRILMASINA, Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.03.2024 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olması nedeniyle kaldırılarak yapılan incelemede, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: IV. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2018 tarihli ve 2017/54 Esas, 2018/519 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/240 Esas, 2019/2173 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ancak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bu hususun yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilerek sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan "mahkumiyetlerine ilişkin gerekçe kısmı ile hüküm fıkrasında mahkumiyete ilişkin 1 ve 2 nolu bentlerin tamamen çıkartılarak, yerlerine: (1) no'lu bent olarak: "1-Sanık ...'ın üzerine atılı tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçunun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, (2)no'lu bent olarak: 2-Sanık ...'nın üzerine atılı tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçunun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE," ibarelerinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş olup bu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.03.2023 gün ve 2021/40128 Esas, 2023/1372 Karar sayılı ilamı ile; "İlk derece mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; bu hükmün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri bakımından ise aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılması ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini müteakip, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 28.02.2024 kararı ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22 Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ek kararı ile sanıkların müdafilerinin temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıkların Müdafilernin Temyiz İstemi Sanıklara atılı eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kaldığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. VI. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2023/1536 Esas, 2024/418 Karar sayılı kararında sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Nitelikli dolandırıcılıkta Yargıtay bozması sonrası bölge adliye mahkemesi duruşma açıp yeni mahkumiyet hükmü kurmuş, ardından temyiz istemini ek kararla reddetmiş; bu ek kararın onanması Başsavcılık itirazıyla kaldırılmıştır.

Hukuki İlke: CMK 307/3 uyarınca bozmaya uyulduktan sonra kurulan hükme karşı istinaf/temyiz sınırına bakılmaksızın temyiz yolu açıktır; BAM'ın temyiz reddi ek kararı hukuki değerden yoksundur.

Uygulama Sonucu: itirazın kabulü, ek kararın onanması ilamının kaldırılıp esas incelemede hükümlerin onanması

Dava Strateji Notu: Bozmaya uyularak kurulan yeni hüküm her halde temyize tabidir; BAM temyiz reddi verirse CMK 307/3'e dayanılarak itiraz edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla