Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2559 E. , 2026/596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1976 E., 2024/1797 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümler
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2559 E. , 2026/596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1976 E., 2024/1797 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2017/176 Esas, 2022/443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43, 52, 53 üncü maddeleri gereğince 6 yıl hapis ve 240,000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ayı Kanun'un 204/1-3, 43,53, 52 maddeleri gereğince 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2022/1976 Esas, 2024/1797 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz isteği; vekaletname ve yetki belgelerinin resmi evrak olmadığına, iğfal kabiliyeti olup olmadığının belirsiz olduğuna, bankanın ilgili belgeleri araştırma yükümlülüğünde olduğuna, sanığa vekaletname verildiğine, bu vekaletnamelere dayanarak eylemleri gerçekleştirdiğine, eylemin TCK 155 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hileli hareketin olmadığına, yapılan ödemelerin dikkate alınmadığına, kararların bozulmasına ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa yüklenen eylemin TCK 158/1-f-i maddelerini oluşturduğu, eylemlerini internet bankacılığı aracılığı ile gerçekleştirdiği, nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden; 1.Sanığın katılan şirkette 2003- 2007 yılları arasında muhasebeci olarak, 2007- 2013 yılları arasında ise katılan şirketin mali müşaviri olarak görev yaptığı, ... sicil numaralı ... Odası'na bağlı mali müşavir olarak çalışan sanığın katılan şirketin mali müşaviri olarak görev yaptığı dönemde bankaya sahte interaktif başvuru formlarıyla başvuru yaparak şirketin banka hesaplarından harcama yetkisi aldığı ve bu şekilde ele geçirdiği şifrelerle internet bankacılığı yoluyla kendisi ve eşinin hesabına havale işlemlerini gerçekleştirdiği, bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda, sanığın eyleminin bankanın araç olarak kullanılması ve mali müşavirlik hizmeti içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesi kapsamındaki "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ile aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 158/1-i kapsamındaki, "serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu da oluşturduğu, birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel hapis cezasının da alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile aynı Kanun'un 157/1 maddesine göre hüküm kurulması, Kabule göre de; 2. Katılan şirket vekilinin soruşturma aşamasında sunduğu belgeler ile kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporuna göre 5.103.572,92 TL olan zararın 2.295.150,00 TL'nin ödendiği anlaşıldığından kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına 5237 sayılı kanun'un 168/4. maddesi gereğince katılanın muvafakati bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, IV. KARAR A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 15.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Katılan şirkette önce muhasebeci, sonra mali müşavir olarak çalışan sanık, bankaya sahte interaktif bankacılık başvuru formları vererek şirket hesapları üzerinde harcama yetkisi ve şifre elde etti; internet bankacılığıyla kendi ve eşinin hesabına havaleler yaptı. Ağır ceza mahkemesi basit dolandırıcılık (TCK 157/1) ve resmi belgede sahtecilikten mahkumiyet verdi, istinaf başvuruları esastan reddedildi.
Hukuki İlke: Mali müşavirin, bankayı araç olarak kullanıp mesleki güveni kötüye kullanarak müvekkil şirket hesaplarını boşaltması hem 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f (bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması) hem de 158/1-i (serbest meslek mensubunun mesleğe duyulan güveni kötüye kullanması) kapsamında nitelikli dolandırıcılıktır; birden fazla nitelikli hal ihlal edildiğinden temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmelidir. Ayrıca kısmi iade halinde 168/4 gereği etkin pişmanlık için katılanın muvafakati araştırılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, resmi belgede sahtecilik hükmüne yönelik temyiz istemlerini esastan reddedip onadı; dolandırıcılık hükmünü ise suçun TCK 157/1 yerine 158/1-f ve 158/1-i kapsamında nitelendirilmesi gerektiği ve 5.103.572,92 TL zararın 2.295.150 TL'sinin ödenmesi karşısında etkin pişmanlık için katılan muvafakatinin sorulmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle bozdu.
Dava Strateji Notu: Mali müşavir veya muhasebecinin şirket hesaplarını boşalttığı dosyalarda katılan vekili, eylemin hem 158/1-f hem 158/1-i'yi birlikte ihlal ettiğini ve temel cezanın bu nedenle alt sınırdan uzaklaşılarak kurulması gerektiğini bu kararla savunabilir. Sanık cephesinde ise kısmi ödeme yapılmışsa, katılan muvafakatine bağlı 168/4 etkin pişmanlık indirimi mutlaka gündeme getirilmelidir; mahkemenin bu muvafakati araştırmaması tek başına bozma nedenidir.