Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2561 E. , 2025/16382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1149 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi k
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2561 E. , 2025/16382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1149 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2018/395 Esas, 2019/152 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2022 tarihli ve 2022/1149 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.06.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2025/11390 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,29.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin ... internet sitesinde görmüş olduğu telefon üzerine inceleme dışı sanık ... ile bağlantı kurduğu ve ...'ın hesabına 1.600,00 Türk lirası parayı yolladığı, bu para ile birlikte 2.490,00 Türk lirası paranın sanık ...'ın hesabına havale yapıldığı, bu suretle müştekinin dolandırıldığı iddiasıyla açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkemesince, "...sanık ...'ün hesabının başkaları tarafından kullanıldığından şüphelendiği ve buna ilişkin olarak kendisinin müşteki sıfatıyla ifade verdiğine ilişkin beyanına karşılık yapılan incelemede, ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün cevabi yazısında Sanık ...'ün şüpheli olarak alınan beyanı dışında müşteki sıfatıyla beyanının alınmadığının tespit edildiği..." gerekçesiyle sanık ...'ün suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanık ...'ın başka bir müştekiye karşı işlediği iddia edilen dolandırıcılık eylemi nedeniyle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/317 esas sayılı dosyasına kayden yapılan yargılamada, sanığın, ".... Bankası tarafından arandığında hesabının kullanıldığını anladığını ve bunu yapan şahıslar hakkında şikayetçi olduğunu..." beyan ettiği ve ... İl Emniyet Müdürlüğünün 25/12/2020 tarihli cevabi yazısına ekli müşteki ifade tutanağına göre, 29/12/2016 tarihinde sanık ...'ın müşteki sıfatıyla ifadesinin alındığının bildirilmesi üzerine sanığın inkara dayalı savunmasının tutarlı olduğu kabul edilerek ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/2022 tarihli ve 2021/317 esas, 2022/181 sayılı kararı ile adı geçen sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla, Somut olayda, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/395 esas sayılı dosyasına kayden yapılan yargılamada, sanığın inkara dayalı savunmasının inandırıcı bulunmamasının gerekçesinin, ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün, sanık ...'ün şüpheli olarak alınan beyanı dışında müşteki sıfatıyla beyanının alınmadığına dair cevabi yazısına dayandırıldığı, buna karşın karar tarihinden (28/03/2019) sonra ... İl Emniyet Müdürlüğünün 25/12/2020 tarihli cevabi yazısına ekli müşteki ifade tutanağına göre, 29/12/2016 tarihinde sanık ...'ın müşteki sıfatıyla ifadesinin alındığının bildirildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddi kararına itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2018 tarihli ve 2017/26132 Soruşturma ve 2018/5544 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü ... ve talep dışı hükümlü ... hakkında, "...Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan müşteki, 23/12/2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaat ederek 22/12/2016 tarihinde ... üzerinde ... adı ile verilen ... plus marka ilanı cep telefonu ilanını gördüğünü, şahsına ait ... numaralı telefondan ilanda belirtilen ... numarasını aradığını, şahsın kendisine 1 yıllık kurumsal üye olan ... adındaki telefoncuda çalıştığını ve adının ... olduğunu belirttiğini, 1.600 tl karşılığında anlaştıklarını ancak havale yapıldığı takdirde telefonu gönderebileceğini belirttiğini, 1.600,00 TLyi TR...20 ... isimli şahsın ibanına yolladığını, şahsın kendisine vadettiği cep telefonunu gönderme işlemini yapmayarak kendisini dolandırdığını, olay nedeniyle şikayetçi olduğunu bildirmesi üzerine yapılan soruşturma kapsamında; ... Bankası A.Ş.'nin 11/04/2017 tarihli yazısına göre ...'ın ... Bankası ... Şubesindeki ... numaralı hesabına 22/12/2016 tarihinde 1.600 TL kartsız para yatırma işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu hesaptan aynı tarihte 2490 TL'nin şüpheli ...'ın ... Şubesindeki ... numaralı hesabına havale yapıldığı, şüpheli ...'ın beyanında öğretmen olarak çalıştığını, ... Bankası Genel Müdürlüğünden arandığını, hesabına bilgisi dışında para yatırıldığını söylediklerini, hesabını bu sebeple kapattığını, ... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne müracaatta bulunduğunu, ilgili kişiler hakkında şikayetçi olduğunu beyan ettiği ancak ... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 17/08/2017 tarihli yazısına göre şüphelinin herhangi bir işlem kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ... Bankası Genel Müdürlüğünün 16/08/2017 tarihli yazısına göre ise şüpheli ... ile bankaları nezdinde yapılan herhangi bir görüşmenin tespit edilemediği, bu nedenle şüphelinin savunmasına itibar edilmediği, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24/04/2018 tarihli uzmanlık raporuna göre ... numaralı abonelik sözleşmesi üzerinde atılı bulunan imzaların şüpheli ...'ın elinden çıkmadığı, şüphelilerin savunmalarında atılı suçu işlemediklerini bildirdikleri ancak ... Bankası A.Ş.'nin yazıları ile ... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yazıları doğrultusunda şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin mevcut olduğu..." iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/395 Esas, 2019/152 Karar sayılı kararında yer alan "...her ne kadar sanık ... savunmasında, üzerine atılı suçu kabul etmediğini, hesabına yatan paraya ilişkin bilgisinin olmadığını, ... Bankası'ndan arandığını ve hesabına bilgisi dışında para girişinin olduğunun bildirildiğini, hesabın kapatılması gerektiğinin söylendiğini, hesabını kapattırmak için bankaya talimat verdiğini, kimseyi telefon satışı için mağdur etmediğini beyan etmiş ise de, ... Bankası'nın 07/09/2017 tarihli cevabi yazısında Sanık ... adına olan ... nolu hesap banka ile ilgili banka nezdinde yapılan herhangi bir görüşme olmadığının bildirildiği, sanık ...'ün hesabının başkaları tarafından kullanıldığından şüphelendiği ve buna ilişkin olarak kendisinin müşteki sıfatıyla ifade verdiğine ilişkin beyanına karşılık yapılan incelemede, ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün cevabi yazısında Sanık ...'ün şüpheli olarak alınan beyanı dışında müşteki sıfatıyla beyanının alınmadığının tespit edildiği ve suça konu menfaatin diğer sanık ... tarafından aynı gün sanık ...'ün banka hesabına havale edildiği, bu hususun ... Bankası'nın 19/04/2017 tarihli cevabi yazısında açıkça tespit edildiği tüm bu nedenlerle sanık ...'ün inandırıcılıktan uzak suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına mahkememizce itibar edilmediği, sanığın savunmasının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunmalar olarak mahkememizce değerlendirildiği, yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, sanıkların internet üzerinde bilişim sistemi kullanılarak, gerçekte olmayan telefon satışı hizmeti sunmasına ilişkin ilan vermek suretiyle katılanı dolandırdıkları, katılanın sanık ...'ın hesabına gönderdiği toplam 1.600,00 TL paranın aynı gün sanık ...'ın hesabından sanık ...'ün hesabına aktarıldığı, sanık ...'ün hesabından ise yukarıda belirtildiği şekilde yabancı uyruklu kişiler adına kayıtlı iki ayrı cep telefonuna cep havale yöntemiyle paranın bir kısmının gönderildiği, bir kısmının ise başka kişi adına EFT yapıldığı, cep telefonuna cep havale yöntemiyle gönderilen paraların çekildiği, bu şekilde menfaatin temin edildiği, dolayısıyla dolandırıcılık suçunun tamamlandığı, sanıkların anlatımları, katılanın beyanları, yukarıda belirtilen yazı cevapları tüm dosya kapsamından sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin mahkememizce kabul edildiği..." şeklindeki gerekçeyle hükümlü hakkında ihbarnameye konu bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş; bu kararın hükümlü tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2019/1409 Esas, 2019/716 Karar sayılı istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin kararına yönelik hükümlü müdafinin itirazının reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/22 Değişik İş sayılı kararıyla kesinleştiği belirlenmiştir. 3. Hükümlü müdafi tarafından 28.04.2022 havale tarihli dilekçe ile "...başka bir müştekiye karşı işlediği iddia edilen benzer eylemi nedeniyle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/317 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada; hükümlünün savunması doğrultusunda, suç tarihinden sonra ... Bankası tarafından aranması üzerine hesabından şüpheli işlemler yapıldığını öğrendiği ve emniyete müracaat ettiği yönündeki savunmasının mahkemece temin edilen HTS kayıtları ve ... İl Emniyet Müdürlüğünün 25.12.2020 tarihli cevabi yazısına ekli 29.12.2016 tarihli hükümlüye ait müşteki ifade tutanağının temini üzerine doğrulandığının..." bildirilmesi suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2018/395 Esas, 2019/152 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verilmiş; hükümlü müdafinin bu karara yönelik itirazı da, merci ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2022 tarihli ve 2022/1149 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: ... e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." Şeklindedir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir..." denilmektedir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın, ... isimli internet sitesinde "..." adlı kullanıcının vermiş olduğu cep telefonu satış ilanını gördüğünün, ilanda yazan GSM hattı ile iletişime geçerek talep dışı hükümlü ...'ın hesabına 1.600,00 TL gönderdiğinin, paranın bu hesaptan da hükümlü ...'ın hesabına EFT yapıldığının, ancak vaat edilen cep telefonu katılana gönderilmeyerek haksız menfaat temin edildiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; hükümlünün aşamalarda alınan savunmalarında, hesabına yatan paraya ilişkin bilgisinin olmadığını, ... Bankası'ndan arandığını ve hesabına bilgisi dışında para girişinin olduğunun bildirildiğini, hesabın kapatılması gerektiğinin söylendiğini, hesabını kapattırmak için bankaya talimat verdiğini, ayrıca ... İl Emniyet Müdürlüğüne müracaat ederek suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmesine karşın; Mahkemece, ".... Bankası'nın 07/09/2017 tarihli cevabi yazısında Sanık ... adına olan ... nolu hesap banka ile ilgili banka nezdinde yapılan herhangi bir görüşme olmadığının bildirildiği, sanık ...'ün hesabının başkaları tarafından kullanıldığından şüphelendiği ve buna ilişkin olarak kendisinin müşteki sıfatıyla ifade verdiğine ilişkin beyanına karşılık yapılan incelemede, ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün cevabi yazısında Sanık ...'ün şüpheli olarak alınan beyanı dışında müşteki sıfatıyla beyanının alınmadığının tespit edildiği..." gerekçesiyle atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla; yargılama sonrasında, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2021/317 Esas sayılı dosyası kapsamında temin edilen HTS kayıtlarına göre, hükümlünün ilki 26.12.2016 tarihinde olmak üzere sonraki tarihlerde ... Bankası A.Ş. ile görüşmelerinin bulunduğunun, dosyada mevcut 27.12.2016 tarihli dilekçeyle paranın gönderildiği kendisine ait banka hesabının kapatılmasını talep ettiğinin belirlendiği, yine hükümlünün 29.12.2016 tarihinde ... İl Emniyet Müdürlüğünde "müşteki" sıfatıyla verdiği ifadeye ait tutanağın suretinin dosyaya ibraz edildiğinin görülmesi karşısında; hükümlü müdafinin 28.04.2022 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen hususların, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra, yapılacak yargılama neticesinde hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2022 tarihli ve 2022/1149 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.