İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/2754 Karar: 2025/8282 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/2754 K.2025/8282

11. Ceza Dairesi 2025/2754 E. , 2025/8282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/619 E., 2019/406 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/25050 Esas, 2024/564 Karar sayılı o

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/2754 E. , 2025/8282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/619 E., 2019/406 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/25050 Esas, 2024/564 Karar sayılı o

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/2754 E. , 2025/8282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/619 E., 2019/406 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/25050 Esas, 2024/564 Karar sayılı onama kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/25050 Esas, 2024/564 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.06.2025 tarihli ve KD - 2025/36145 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308/1. maddesinde belirtilen ve süre aranmayan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık hakkında Yüksek Daire tarafından tekerrür uygulamasına esas alınan Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2011 tarihli ve 2010/458 Esas, 2011/363 Karar sayılı kararı, öncelikle Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/23382 Esas- 2015/352 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle 24.06.2011 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise de; karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.10.2015 tarihli ve 20607/66552 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2015 tarihli ve 2015/352414 sayılı yazısıyla Kanun Yararına Bozma yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 03.02.2016 tarihli ve 2015/20398 Esas , 2016/745 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu nedenle tekerrüre esas ilamın kesinleşme tarihinin 03.02.2016 olup itiraza konu dolandırıcılık suçunun işlendiği 21.01.2012 tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağına ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik Dairemizin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/25050 Esas, 2024/564 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne ilişkin 02.07.2025 tarihi arasında zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında Dairemizce tekerrüre esas alınan Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2011 tarihli ve 2010/458 Esas, 2011/363 Karar sayılı kararının, temyiz incelemesine konu suçun işlendiği tarihten sonra, 03.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2021/25050 Esas, 2024/564 Karar sayılı onama lâmının KALDIRILMASINA, 3-5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, atılı suçun zincirleme biçimde işlendiği anlaşılmasına rağmen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bozma öncesi hükmün sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak kazanılmış hak ilkesi gereği ceza olarak sonucu değiştirmeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarihli ve 2010/132 Esas, 2010/572 Karar sayılı kararının, 17.03.2016 tarihinde bu dosyaya konu suç tarihinden sonra kesinleştiği anlaşıldığından tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas sabıkasının da bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hükümden tamamen çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Dolandırıcılık suçundan mahkum edilen sanık hakkında Daire'nin düzeltilerek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tekerrür uygulamasının hatalı olduğu gerekçesiyle lehe itirazda bulunmuştur.

Hukuki İlke: CMK 308 uyarınca süre aranmayan lehe itiraz üzerine yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan mahkumiyetin (kanun yararına bozma sonrası) kesinleşme tarihinin, hüküm konusu suçun işlendiği tarihten sonra olduğu; bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı belirlenmiştir. Zincirleme suça ilişkin TCK 43 eksikliği ise kazanılmış hak nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.

Uygulama Sonucu: itirazın kabulü, onama kararının kaldırılması ve düzeltilerek onama

Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulamasında, tekerrüre esas ilamın kesinleşme tarihinin yeni suçun işlendiği tarihten önce olması şarttır; adli sicildeki ilamların kesinleşme tarihleri titizlikle incelenip yanlış tekerrür uygulaması için CMK 308 lehe itiraz yoluna başvurulabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla