İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/325 Karar: 2025/3581 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/325 K.2025/3581

11. Ceza Dairesi 2025/325 E. , 2025/3581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2706 E., 2024/2067 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/325 E. , 2025/3581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2706 E., 2024/2067 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/325 E. , 2025/3581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2706 E., 2024/2067 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1 maddesi gereği hükmolunan netice ceza miktarı nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/263 Esas, 2024/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 158/3, 52/2-4, 53/1, 58/6 ve 63/1 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 1.518,780,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2024/2706 Esas, 2024/2067 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Temyiz dışı sanık ...'un beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, henüz yakalanamadığı için hakkında tefrik kararı verilen sanık ... nedeniyle eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158/3 maddesi kapsamında kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçta kullanılan telefon numaraları ile sanığın bağlantısının bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suça asli fail olarak katılmadığına, sanıkta suç kastının bulunmadığına, beraatine karar verilmesine aksi hâlde yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı banka/kamu görevlisi taklidiyle nitelikli dolandırıcılıktan (158/1-L-son, 158/3, 58/6 mükerrir) 9 yıl hapis ve adli para cezasına mahkum etmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii; henüz yakalanamayıp hakkında tefrik kararı verilen diğer sanık nedeniyle eylemin 158/3 kapsamında kabulünün hatalı olduğunu, kullanılan telefon numaralarıyla bağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Çok failli banka görevlisi taklidi dolandırıcılıkta, faillerden birinin yakalanamayıp dosyasının tefrik edilmiş olması suç vasfının 158/3 kapsamında belirlenmesine engel değildir; iştirak iradesi delillerle sabitse fail, telefon numarasıyla doğrudan bağı kurulamasa dahi asli fail olarak sorumludur.

Uygulama Sonucu: Onama: yargılama hukuka uygun, deliller sabit ve suç vasfı doğru belirlenmiş bulunduğundan temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Diğer sanığın firari olması nedeniyle tefrik edilmesi 158/3 nitelikli halinin uygulanmasını engellemez; 'asli fail değilim, olsa olsa yardım edenim' savunması, delil bütünlüğü failin somut rolünü ortaya koyuyorsa sonuç vermez.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla