İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3278 Karar: 2026/24 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3278 K.2026/24

11. Ceza Dairesi 2025/3278 E. , 2026/24 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/280 E., 2017/75 K. SUÇ : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Y

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3278 E. , 2026/24 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/280 E., 2017/75 K. SUÇ : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Y

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3278 E. , 2026/24 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/280 E., 2017/75 K. SUÇ : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yasaklanmış hakların geri verilmesine dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2024 tarihli ve 2012/280 Esas, 2017/75 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.05.2025 tarihli ve 2025/10609 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/70008 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/70008 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-k, 35, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2012/280 esas, 2017/75 sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesini takiben, hükümlünün memnu hakların iadesi talebinin kabulü ile yasaklanmış haklarının geri verilmesine ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/10/2024 tarihli ve 2012/280 esas, 2017/75 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 13/A maddesinde yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olmasının gerekmesi karşısında, hükümlünün mahkûm olduğu 5 ay erteli hapis cezasının 23/06/2019 tarihinde, 20,00 Türk lirası adli para cezasının 04/12/2024 tarihinde infaz edildiği ve ek kararın verildiği 28/10/2024 tarihinde adli para cezasının henüz infaz edilmemiş olduğu, bu nedenle 3 yıllık sürenin tamamlanmadığı gözetilmeden, talebin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. ", aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl Geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir" ve 13/A maddesinin birinci fıkrasında ise; "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükümleri yer almaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2017 tarihli ve 2012/280 Esas, 2017/75 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-k, 35, 51, 52, 62. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 23.06.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, yasaklanmış hakların iadesi yönündeki talep üzerine, Mahkemenin 28.10.2024 tarihli ek kararı ile yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de; 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde, "mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması" şartının bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereği hapis cezasının 23.06.2019 tarihinde infaz edilmiş sayılmasına rağmen, hükmolunan para cezasının 04.12.2024 tarihinde infaz edildiği ve Kanunda öngörülen 3 yıllık sürenin henüz tamamlanmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2024 tarihli ve 2012/280 Esas, 2017/75 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçundan erteli 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezasına mahkûm edilen hükümlünün yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2024 tarihli ek kararıyla kabul edilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine 11. Ceza Dairesi ek kararı incelemiştir.

Hukuki İlke: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi, yasaklanmış hakların geri verilmesi için mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmesini şart koşar; ceza hem hapis hem adli para cezası içeriyorsa süre, son infaz edilen cezadan itibaren işler.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilip ek karar oy birliğiyle bozulmuştur; erteli hapis 23.06.2019'da infaz edilmiş sayılsa da 20 TL'lik adli para cezası ancak 04.12.2024'te ödendiğinden, 28.10.2024 tarihli kabul kararı verildiğinde adli para cezası henüz infaz bile edilmemiş, üç yıllık süre başlamamıştı.

Dava Strateji Notu: Memnu hakların iadesi başvurusundan önce dosyadaki tüm cezaların — sembolik tutardaki adli para cezası dahil — infaz tarihlerini infaz dairesinden teyit etmek gerekir; küçük bir para cezasının geç ödenmesi üç yıllık sürenin başlangıcını yıllarca öteleyebilir ve alınan olumlu karar sonradan kanun yararına bozma ile ortadan kalkabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla