Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3314 E. , 2025/11676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1572 E. 2025/1127 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3314 E. , 2025/11676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1572 E. 2025/1127 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2025 tarihli ve 2024/563 esas, 2025/100 karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-L-son , 158/3.,52, ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 9 ay hapis ve 2.386.500-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlularına karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, adli para cezasının üst hadden verilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, yukarıdaki tarih ve sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, nitelikli dolandırıcılıktan (TCK 158/1-L-son ve 158/3) neticeten 8 yıl 9 ay hapis ve yüksek adli para cezasına mahkûm edilmiş; müdafii adli para cezasının üst hadden verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: TCK 61/1'deki cezanın belirlenmesi kriterleri ile TCK 3/1'deki orantılılık ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, somut olayın özellikleri temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini haklı kılıyorsa bu takdirde hukuka aykırılık bulunmaz.
Uygulama Sonucu: temyiz isteminin esastan reddi ile onama
Dava Strateji Notu: Temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasına itiraz ederken TCK 61/1 kriterleri ve TCK 3/1 orantılılık ilkesi somut olayla bağlantılı biçimde tartışılmalı; gerekçesi usulünce gösterilen takdir aleyhine soyut 'fazla ceza' iddiası temyizde sonuç doğurmaz.