Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/336 E. , 2026/386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/435 E., 2024/419 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/336 E. , 2026/386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/435 E., 2024/419 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2024 tarihi ve 2024/435 Esas, 2024/419 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin temyiz talebinin, katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine münhasır olduğu belirlenmiştir. I. Katılan ... Vekilinin Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Sanığın, alacaklısı kendisi, borçlusu ise katılan ... olan, 22.150,00 TL bedelli çeki sahte olarak düzenleyip temyiz dışı katılan ...'ya satın almış olduğu sunta karşılığı ciro ederek verdiği olayda katılan ...'ın dolandırıcılık suçunun zarar göreni olmadığı, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca bu suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ... Vekili ve Sanığın Temyiz Talepleri Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargılama konusu eylem için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-(d) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, bozma öncesi 12.07.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu, zamanaşımını durduran bir neden bulunmadığı da gözetildiğinde, son kesen işlem tarihinden inceleme konusu hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan ... vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, alacaklısı kendisi ve borçlusu katılan olan 22.150 TL bedelli çeki sahte olarak düzenleyip, satın aldığı sunta karşılığında bir başka katılana ciro ederek vermiştir. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma üzerine yaptığı yargılamada sanığı resmi belgede sahtecilik ile bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkum etmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, üç ayrı temyiz talebi hakkında üç farklı sonuca varmıştır.
Hukuki İlke: Sahte çekin düzenlenmesinde adı borçlu olarak kullanılan kişi, dolandırıcılık suçunun zarar göreni olmadığından CMK 237/1 uyarınca bu suçtan açılan kamu davasına katılamaz ve CMK 260/1 gereği hükmü temyiz edemez. Sahtecilik suçu yönünden ise TCK 204/1'deki cezanın türü ve üst haddine göre TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı geçerlidir; TCK 67/2-(d) kapsamında zamanaşımını kesen son işlem olan 12.07.2016 tarihli mahkumiyet hükmünden inceleme konusu hüküm tarihine kadar bu süre dolmuşsa yargılamaya devamla mahkumiyet kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Üçlü sonuç: çek borçlusu görünen katılan vekilinin dolandırıcılık hükmüne yönelik temyizi CMUK 317 gereği reddedilmiş; dolandırıcılık mahkumiyeti sanığın temyizi üzerine onanmış; resmi belgede sahtecilik hükmü ise 8 yıllık zamanaşımı dolduğundan CMUK 321 uyarınca bozulup dava CMK 223/8 gereği zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Dava Strateji Notu: Bozma üzerine uzayan sahtecilik yargılamalarında müdafi zamanaşımını sürekli hesaplamalıdır; kesici son işlemin genellikle bozma öncesi mahkumiyet hükmü olması nedeniyle 8 yıllık süre fark edilmeden dolabilmekte ve bu, temyizde davayı düşürten kesin bir savunmadır. Katılan vekilleri açısından ise sahte çekte adı geçen herkesin her suçtan katılan olamayacağı, temyiz yetkisinin suç bazında zarar görme şartına bağlı olduğu unutulmamalıdır.