KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/3473 E., 2026/3172 K.
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/669 E. 2025/317 K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü
Karar Detayı
277 kelime·1 dk okuma
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ile 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesindeki ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', 294/1. maddesindeki ''(1) Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. (Ek cümle:2/3/2024-7499/20 md.) Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir.
(2) Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir." ve 301. maddesindeki "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında; sanığın yüzüne tefhim edilen ve 26.02.2025 tarihinde tebliğ olunan hükümde, temyiz talebinin gerekçeli olması gerektiği sanığa bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği anlaşıldığından,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Dolandırıcılık suçundan Ankara BAM 25. Ceza Dairesince kurulan mahkûmiyet hükmünü katılan vekili ve sanık temyiz etmiştir. Daire ön incelemede, sanığın yüzüne tefhim edilen ve 26.02.2025'te tebliğ olunan hükümde temyiz talebinin gerekçeli olması gerektiğinin sanığa bildirilmediğini ve bu hususun meşruhatlı tebligatla da ihtar edilmediğini saptamıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Anayasa'nın 40/2 ve CMK 34/2, 231/2, 232/6, 291/1-2 maddeleri uyarınca kararlarda kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmek zorundadır; CMK 294/1 temyiz edenin bozma nedenlerini göstermesini şart koştuğundan, bu yükümlülük sanığa usulünce ihtar edilmeden sebep yokluğundan ret sonucu doğurulamaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire esas hakkında karar vermeyip, temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin iki hafta içinde verilmemesi hâlinde istemin reddedileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligatla gerekçeli kararın sanığa yeniden tebliği için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Temyiz dilekçesi gerekçesiz diye reddedilme riskiyle karşılaşan sanık yönünden bu karar önemli bir güvence tanır: gerekçe zorunluluğu usulünce ihtar edilmemişse süre işlemez. Müdafi, tefhim ve tebliğ tutanaklarında meşruhat bulunup bulunmadığını denetlemeli, eksikse ek dilekçe hakkının doğduğunu ileri sürmelidir.