Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3570 E. , 2025/13216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2229 E. 2025/977 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3570 E. , 2025/13216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2229 E. 2025/977 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/721 Esas, 2025/98 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (D ve L, son) bentleri, 53, 52/2-4, 58, 63 maddeleri uyarınca 8 yıl, 6 ay hapis ve 3.000.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/2229 Esas, 2025/977 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiği, suçun birden fazla kişi ile işlendiği ve sanık hakkında TCK 158/3 maddesi gereğince de cezasının artırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın katılana, yabancı şahıs adına kayıtlı hatlar üzerinden ulaşıp, katılana kendisini polis memuru olarak tanıtıp, katılanı adının suça karıştığına inandırmak suretiyle, katılanın evine gidip katılanın altın ve paralarını alarak kendisine haksız menfaat temin ettiği, eylemi kolaylaştırmak ve katılanda güven duygusunu artırmak amacıyla katılana polis kimliğine benzer bir kimlik de gösterdiği bu suretle sanığın TCK'nın158/1-D,L maddelerinde belirtilen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve "Kişinin kendisini kamu görevlisi veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemek suretiyle dolandırıcılık" suçlarını katılana karşı işlediği kanaatine varılarak, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Sanığın eylemine uyan TCK'nın158/1-D,L ve son maddeleri gereğince suçun işleniş biçimi, elde edilen maddi menfaat miktarı, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın suç işleme kastındaki yoğunluk, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması da dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, sanık hakkında hükmün, katılan vekili ve sanık müdafinin İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Katılanı suç tarihinde .... numaralı hattan arayan ve kendisini polis olarak tanıtan şahsın hileli eylemleri sonucunda katılanın kimlik bilgileri ile hırsızlık yapıldığını, evine gönderecekleri bir polis ile paralarını kontrol edeceklerine inandırdığı, bu sırada sanık ... ve ölen şüpheli ...'in katılanın evinin önüne geldiği, sanık ...'ın katılanın kapısını çalarak onu ikna edilip altın, ziynet eşyası, döviz ve parasını alıp, ardından şüpheli ....'in sevk ve idaresindeki araçla olay yerinden ayrıldıkları iddia olunan olayda;.... numaralı telefon hatlarının suç tarihinde Şanlıurfa, ...., ... mahallesindeki baz istasyonundan sinyal aldığı tespiti karşısında; Sanık beyanı, iddianame düzenlenmesinden önce ölen ve hakkında ölüm nedeni ile takipsizlik kararı verilen ... ile birlikte katılanı arayan telefon hattının suç tarihinde Şanlıurfa'daki baz istasyonundan sinyal aldığı hususu birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde Denizli .... ilçesinde bulunan sanık ile eylem ve fikir birliği içerisinde hareket eden ve Şanlıurfa 'da bulunan ancak açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen üçüncü bir şahsın varlığının kesin olması karşısında eylemin üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesine rağmen sanık hakkında TCK’nin 158/3 üncü maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/2229 Esas, 2025/977 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kendisini telefonla polis olarak tanıtan üçüncü kişiyle fikir birliği içinde, katılanın adının suça karıştığına inandırılmasının ardından evine gidip altın, ziynet ve parasını almış, güven vermek için sahte polis kimliği göstermiştir. Katılanı arayan hattın Şanlıurfa baz istasyonundan sinyal aldığı, sanığın ise Denizli'de olduğu tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: Katılanı arayan üçüncü şahsın varlığı baz istasyonu kayıtlarıyla kesinleştiğinden eylem üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmiştir; TCK 158/1-d,l uyarınca mahkum edilen sanık hakkında suçun birden fazla kişiyle işlenmesine ilişkin TCK 158/3 uygulanmaması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Sahte polis/kamu görevlisi dolandırıcılığında baz istasyonu (HTS) kayıtları, olaya karışan kişi sayısını ispatlar; katılan vekili, ayrı yerlerden sinyal alan hatlarla üçüncü şahsın varlığını göstererek TCK 158/3 nedeniyle cezanın artırılmasını talep edebilir.