Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3575 E. , 2025/13707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2471 E., 2025/2331 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hüküml
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3575 E. , 2025/13707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2471 E., 2025/2331 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2024/307 Esas, 2025/112 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L-son, 158/3, 43/1, 62, 52/2-4, 58. ve 53. maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 21.875,00 TL adli para cezasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, sanıklar ... ile ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2025/2471 Esas, 2025/2331 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi,sanık ... müdafi,sanık ... müdafi, sanık ... müdafi,sanık ... müdafi,sanık ... müdafi, sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafi temyiz talebinde, sanığın atılı suçu işlemediğini, diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiğine dair dosyaya sunulan somut belge bulunmadığını, banka hesabını iyi niyet çerçevesinde arkadaşı ile paylaştığını, suç işleme kastının bulunmadığını belirterek, atılı suçtan beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Sanık ... müdafi temyiz talebinde, sanık hakkında aleyhe delil bulunmadığını, katılan ile görüşme sağlamadığını, diğer sanıklar ile irtibatının tespit edilmediğini, atılı suçu işlemediğini, beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Sanık ... müdafi temyizinde, sanığın atılı suçu işlemediğini, hesabına para gelmesinin mahkumiyet açısından tek başına yeterli bir delil olmadığını, diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiğine dair somut belge sunulmadığını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Sanık ... müdafi temyizinde, sanık tarafından katılanın aranmadığını, hesabına para geldiğinin doğru olduğunu ancak baz eşleştirme işleminin yapılmadığını, diğer sanıklar ile arasındaki irtibat ortaya konulmadan hüküm kurulduğunu, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir Sanık ... müdafi temyizinde, sanığın atılı suçu işlemediğini, diğer sanıklar ile irtibatı net bir şekilde ortaya konulmadan cezasında artırım yapılmak suretiyle mahkumiyetine hükmedildiğini, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Sanık ... müdafi temyizinde, sanık ...'in ağabeyinin arkadaşı olduğunu, bu nedenle banka bilgilerini verdiğini, sanıklar ile iştirak halinde hareket ettiğine dair yeterli araştırılma yapılmadan hüküm kurulduğunu, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Sanık ... müdafi temyizinde, sanığın atılı suçu işlemediğini, diğer sanıklar ile irtibatı ortaya konulmadan hüküm kurulduğunu, maddi bir menfaatinin söz konusu olmadığını, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Sanık ... müdafileri temyiz talebinde, sanığın atılı suçu işlemediğini, mahkumiyetine yeterli şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, diğer sanıklar ile irtibatının tespit edilmediğini, beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Sanık ... müdafi temyizinde, sanığın atılı suçu işlemediğini, katılan ile bir görüşmesinin bulunmadığını, diğer sanıklar ile irtibatının tespit edilemediğini, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. GEREKÇE 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine uygun, yasal ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin eden mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi,sanık ... müdafileri ile sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıdaki tarih ve sayılı kararında sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ...müdafi, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi,sanık ... müdafileri ile sanık ... müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kendini banka/kamu görevlisi olarak tanıtma yöntemiyle işlenen nitelikli dolandırıcılıkta çok sayıda sanık, banka hesaplarına gelen paralar üzerinden mahkûm edilmiştir. Sanıklar savunmalarında hesaplarını iyi niyetle arkadaş/tanıdıklarına verdiklerini, katılanla görüşmediklerini ve diğer sanıklarla irtibatlarının ortaya konmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: CMK 217 uyarınca duruşmadan edinilen kanaatle deliller değerlendirilip TCK 61 çerçevesinde yasal ve yeterli gerekçeyle ceza belirlendiğinde, mahkemenin takdirinde isabetsizlik yoksa; hesaba para gelmesinin yanı sıra sanıkların örgütlü eyleme katılımı dosya kapsamıyla sabitse mahkûmiyet onanır ve Tebliğnamedeki bozma görüşüne uyulmaz.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: IBAN/hesap dolandırıcılığında 'hesabımı iyi niyetle paylaştım' savunmasının kabul görmesi için sanığın diğer failler ve para akışıyla irtibatının bulunmadığının somut olarak ortaya konması şarttır; irtibat dosyada sabitse alt sınırdan uzaklaşan ceza dahi onanır.