Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3615 E. , 2025/13519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2648 E., 2025/1027 K. SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkem
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3615 E. , 2025/13519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2648 E., 2025/1027 K. SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2025 tarihli ve 2024/1076 Esas, 2025/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 6 yıl 3 ay hapis ve 1.250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, asıl failin ... olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde TCK'nin 282. Maddesi uyarınca işlem yapılması mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, banka/kredi kurumları araç kılınarak işlenen nitelikli dolandırıcılıktan 6 yıl 3 ay hapis ve 1.250.000 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş; savunmada asıl failin başkası olduğu ve beraat gerektiği ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke: Adli para cezasının ödenmemesi hâlindeki ibare 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infazda gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamış; deliller tartışılıp eylemin sanıkça işlendiği saptandığından hüküm onanmıştır. Ayrıca zamanaşımı süresi içinde sanık hakkında TCK 282. maddesi (suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama) uyarınca işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: 'Asıl fail başkasıdır/beraat' savunması deliller gerekçeli kararda tartışılmışsa soyut kaldığında onamayı önlemez; ayrıca dolandırıcılık mahkûmiyetlerinde Yargıtay'ın TCK 282 (aklama) yönünden ayrıca işlem yapılabileceğine dikkat çekmesi, sanık yönünden ek ceza riski taşıdığından savunmada gözetilmelidir.