KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2025/3674 E., 2025/12095 K.
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/1810 E. 2025/1199 K
- Suç
- Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
468 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke
2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2024/142 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l, 43, 52... . (sanık ... hakkında ayrıca 63.) maddeleri uyarınca 6'şar yıl 3'er ay hapis ve 150.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına (sanık ... hakkında ayrıca mahsuba) karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2025/1810 Esas, 2025/1199 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi
20. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silifke
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanıklar kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle mağdurları dolandırmış; Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesi TCK 158/1-l, 43 ve 52. maddeler uyarınca 6'şar yıl 3'er ay hapis ile adli para cezasına hükmetmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılıkta temel cezanın TCK 61/1 kriterleri ve TCK 3/1 orantılılık ilkesi çerçevesinde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeyle takdiri indirim hükmünün uygulanmaması isabetli görülmüştür.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırıldığı dosyalarda salt 'delil takdirinde hata' iddiası sonuç doğurmuyor; savunma temel ceza gerekçesinin somut olgularla desteklenmediğini ve takdiri indirim koşullarını ayrı ayrı ve delilli biçimde ileri sürmelidir.