İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3675 Karar: 2025/12931 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3675 K.2025/12931

11. Ceza Dairesi 2025/3675 E. , 2025/12931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1206 E., 2025/766 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf ba

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3675 E. , 2025/12931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1206 E., 2025/766 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf ba

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3675 E. , 2025/12931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1206 E., 2025/766 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminden vazgeçtiği, sanıklar ... ve ... hakkında verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2025 tarihli ve 2024/576 Esas, 2025/191 Karar sayılı kararı ile kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l-son, 158/3, 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 1.800.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında; aynı Kanun'un 158/1-1-son, 158/3, 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 1.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında; aynı Kanun'un 158/1-l-son, 158/3, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 1.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/1206 Esas, 2025/766 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, verilen cezanın fazla olduğuna, mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemleri Tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, dosyada mahkumiyet kararı verilebilmesi için herhangi bir delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca değerlendirme yapılmasının gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz istemi yönünden: Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin yasal süresi içerisinde hükmü temyiz etmesinden sonra, suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmasını müteakip 02.10.2025 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla; dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesinin; "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz" şeklinde düzenlendiği, tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/471 Esas, 2018/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedildiği, verilen cezanın da 16.10.2021 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla; suç tarihi olan 16.10.2024 tarihinde 3 yıllık kanuni sürenin dolduğu ve bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınabilecek nitelikte başkaca bir hükümlülüğünün de bulunmadığı gözetilmeden, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafda açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk ... yönünden, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle dosyanın incelenmeksizin İADESİNE, B.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/1206 Esas, 2025/766 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C.Sanık ... Hakkındaki Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/1206 Esas, 2025/766 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kendini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtma yöntemiyle nitelikli dolandırıcılıkta (TCK 158/1-l-son, 158/3) iki sanık ve bir suça sürüklenen çocuk yüksek hapis cezalarına mahkûm edilmiştir. Bir sanık hakkında, tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin infaz tarihi ile yeni suç tarihi arasında 3 yıllık süre dolmuştur.

Hukuki İlke: TCK 58/2-b uyarınca, önceden işlenen suçtan beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet halinde, cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz; koşulları oluşmayan ilam tekerrüre esas alınamaz ve bu husus TCK 303 uyarınca düzeltilebilir. Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra temyizden vazgeçmesi halinde dosya incelenmeksizin iade edilir.

Uygulama Sonucu: onama (bir sanık), düzeltilerek onama (tekerrür çıkarılan sanık) ve incelenmeksizin iade (suça sürüklenen çocuk)

Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulanan dosyalarda, tekerrüre esas ilamın cezası 5 yıl veya altındaysa infaz tarihinden yeni suç tarihine kadar 3 yıl geçip geçmediği mutlaka hesaplanmalı (TCK 58/2-b); süre dolmuşsa mükerrirlere özgü infaz rejimi kararı düzeltme yoluyla kaldırılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla