İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3786 Karar: 2025/13484 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3786 K.2025/13484

11. Ceza Dairesi 2025/3786 E. , 2025/13484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/32 E., 2015/27 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakıl

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3786 E. , 2025/13484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/32 E., 2015/27 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakıl

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3786 E. , 2025/13484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/32 E., 2015/27 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Kısmi iade, kısmi onama Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması ve bahsedilen karara karşı adı geçen sanık müdafi tarafından yapılan itirazın, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2015/195 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmesi nedeniyle, yalnızca sanık ... hakkındaki bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve sanık ... hakkındaki bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde; a. Katılan'ın, "...davaya konu çek yaprağını ...'dan aldım, aramızda cari hesap vardır, kendisine mal verdim, o da bana vermiş olduğum mallara karşılık sonradan çek yaprağını borcuna karşılık olarak verdi, bende bankaya tahsile verdim, çek için ödemeden men talimatı verilmiş olduğu söylendi..." şeklindeki beyanı karşısında, sanık ile ... arasındaki ticari ilişkiyi ispata yarar belgelerin temin edilmesi, katılanın beyanında belirttiği " 05...44 " numaralı telefon hattının ... adına kayıtlı olup olmadığının tespit edilerek, adı geçen üzerine kayıtlı değil ise hat sahibinin 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 48. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı da hatırlatılarak, olaya ilişkin tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanının alınması, katılana usulüne uygun şekilde teşhis işlemi yaptırılarak, ticari ilişki kurduğu ve suça konu çeki kendisine veren şahsın sanıklar olup olmadığının belirlenmesi, suça konu çeklerin içerisinde bulunduğu çek koçanlarını ... ilgili şubesinden teslim alan sanığın tespiti, ayrıca sanık ...'in, "......, Sanık ...'ın yakın köylüsüdür. bunlar tekstil sektöründe çalışıyorlardı ve karşılıklı iş yapıyorlardı..." şeklindeki savunması karşısında, sanık ...'a, ...'ı tanıyıp tanımadığının, aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığının, tanıyor ise açık kimlik ve adres bilgilerinin sorulması, keza 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 48. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı da hatırlatılarak ...'ın tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanının alınması, sanıklarla iştirak içerisinde hareket ettiğinin belirlenmesi halinde, adı geçen hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip, kesinleşmediğinin saptanması ve sonradan ortaya çıkan yeni deliller doğrultusunda hakkında kamu davası açılması için ihbarda bulunulması ve kamu davası açılması halinde her iki davanın birleştirilerek, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hükümler kurulması yasaya aykırı, b. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar hakkında bilişim sistemleri/banka aracılığıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hüküm kurulmuş; suça konu çekin ticari ilişki kapsamında el değiştirdiğine dair katılan beyanları ile sanıkların birbirini işaret eden savunmaları bulunmaktadır.

Hukuki İlke: Resmi belgede sahtecilik suçunda TCK 66/1-e ve 67/4'teki olağanüstü dava zamanaşımı dolduğundan dava düşer. Dolandırıcılıkta ise ticari ilişkiyi ispata yarar belgeler toplanmadan, tanıklar CMK 48 kapsamında dinlenmeden ve teşhis yaptırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Çek kaynaklı dolandırıcılık dosyalarında failin gerçek kimliğini belirlemek için teşhis, telefon kaydı sahibi ve ticari ilişki belgelerinin toplanması istenmeli; eksik inceleme itirazı güçlü bir bozma sebebidir. Uzun süren sahtecilik davalarında zamanaşımı hesabı her aşamada kontrol edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla