İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3898 Karar: 2025/14841 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3898 K.2025/14841

11. Ceza Dairesi 2025/3898 E. , 2025/14841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 15.06.2022 KARAR SAYISI : 2020/1479 E., 2022/1559 K. EK KARAR TARİHİ : 08.04.2025 SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğu

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3898 E. , 2025/14841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 15.06.2022 KARAR SAYISI : 2020/1479 E., 2022/1559 K. EK KARAR TARİHİ : 08.04.2025 SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğu

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3898 E. , 2025/14841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 15.06.2022 KARAR SAYISI : 2020/1479 E., 2022/1559 K. EK KARAR TARİHİ : 08.04.2025 SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2019/322 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis ve 54.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2020/1479 Esas, 2022/1559 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Sanığın temyiz istemi hakkında, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.04.2025 tarihli ve 2020/1479 Esas, 2022/1559 Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; ek kararın kaldırılması, kararı temyiz ettiği, TCK 158/3 kapsamında zorunlu müdafii atanmadan karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın önce sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkarılması, iade gelmesi halinde MERNİS adresine tebliğe çıkarılması gerekirken, son bildirdiği adres olan ".... Mah. ... sok. No: ... ....Şanlıurfa" adresine tebligat çıkarılmadan başka bir adrese tebligat çıkarılarak iade gelmesi üzerine mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek ve Mahkemenin 08.04.2025 tarihli ek kararın kaldırılarak yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında sanığın yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ıncı maddesi gereğince de Yerel Mahkemece resen bir müdafii tayin edilmediği anlaşılmakla,sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa müdafi atanmasında zorunluluk bulunması, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkında verilen hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kendini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtma suretiyle üç veya daha fazla kişiyle nitelikli dolandırıcılıktan 6 yıl hapse mahkûm edilen sanık, yargılama boyunca kendisine zorunlu müdafi atanmadan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: TCK 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi ile aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği herhangi bir takdir kullanılmaksızın yarı oranda artırım zorunlu olduğundan cezanın alt sınırı beş yıldan fazladır; Yargıtay CGK kararı doğrultusunda böyle hallerde istemine bakılmaksızın CMK 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa müdafi atanması zorunludur, atanmaması CMK 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında kesin hukuka aykırılıktır.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Alt sınırı beş yıldan fazla nitelikli dolandırıcılıkta (TCK 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası zorunlu artırım) zorunlu müdafi atanmaması CMK 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında kesin bozma sebebidir; müdafisiz yürütülen bu tür yargılamalar mutlaka bu gerekçeyle temyiz edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla