İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/4061 Karar: 2025/15321 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4061 K.2025/15321

11. Ceza Dairesi 2025/4061 E. , 2025/15321 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1942 E., 2025/2117 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi (mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/4061 E. , 2025/15321 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1942 E., 2025/2117 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi (mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/4061 E. , 2025/15321 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1942 E., 2025/2117 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi (mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/577 E., 2024/46 K. sayılı kararı ile sanık ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l-son) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis ve 1.600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/1256 Esas, 2024/1465 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-f ve 289/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2024 tarihli ve 2024/415 E., 2024/494 K. sayılı kararı ile sanık ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l-son) bendi, 43 üncü maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay hapis ve 600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/3474 Esas, 2024/7051 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-f ve 289/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2025 tarihli ve 2025/47 E., 2025/148 K. sayılı kararı ile sanık ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d ve l-son) bentleri, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 10... ay hapis ve 3.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/1942 Esas, 2025/2117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafi ile ... müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ikinci fıkralarında yer alan "TCK 43" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK 43/1" ibaresinin eklenmesine, yine hükümden vekalet ücreti ile ilgili kısmın sekizinci bendinde yer alan "sanıklardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "eşit şekilde" ibaresinin eklenmesine, ayrıca hükümlerde "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa anlatılmasına" ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5375 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; şartları oluşmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığını, mahkemece TCK'nın 61.maddesinin uygulanmama koşullarının gerekçelendirilmediğini, zincirleme suç hükümlerinin hatalı şekilde uygulandığını, suç vasfının tespitinde hataya düşüldüğünü belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; zararın miktarının net bir şekilde ortaya konulamadığını, sanık hakkında TCK'nın 168/2 maddesinin şartları oluşmasına rağmen bu hükmün uygulanmadığını, mahkemece hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Sanık ...'un temyiz isteği; katılanların zararının giderilmiş olmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 05.04.20 24... .11.2024 tarihli bozma kararları, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 06.09.2024 tarihli hükme ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 05.03.2025 tarihli karara yönelik verilen düzeltilerek esastan ret kararı hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sanık ... ve müdafi, sanık ... ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla