Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/4370 E. , 2026/1902 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/642 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLU
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/4370 E. , 2026/1902 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/642 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2025 tarihli ve 2024/2617 Soruşturma, 2025/271 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin 30.04.2025 tarihli ve 2025/642 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.04.2025’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.09.2025 tarihli ve 2025/21266 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/110631 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/110631 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; 2021 yılında şüpheli ... ile müştekinin 56 adet büyükbaş hayvan satışı için anlaştıkları, hayvanları görmek için Kars iline gittiğinde şüpheli...'in müştekiyi diğer şüpheliler ... ve ...'a yönlendirdiği, şüpheli ... ve...'in müştekiye hayvanları gösterdiği ve büyükbaş hayvan nakil listesi başlıklı bir belgeyi müştekiye verdiklerini, ertesi gün hayvanların yola çıkacağına ilişkin güven oluşturdukları, müşteki tarafından nakliye ve hayvan satış bedellerinin ödendiğini, ancak hayvanların teslim edilmediğini, şüpheliler tarafından hayvanların yolda olduğuna ilişkin ses kaydı gönderilerek güven verildiğini, sonuca hayvanların gönderilmeyerek müştekinin dolandırıldığını anladıklarını, diğer şüpheli ... tarafından müştekinin aranarak diğer şüpheliler tarafından kendisinin de dolandırıldığı, eğer ödeme yaparsa parasını kurtarabileceğini beyan etiği, müştekinin parasını kurtarmak inancı ile şüpheli İsmail'e 5.000,00 TL ödeme yaptığını ancak bir daha kendisine ulaşamadığını, şüphelilerin bu şekilde müştekiyi dolandırdığını ve müştekiye verilen hayvan nakil listesi belgesinin sahte olduğunu beyan ederek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonunda, Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2025 tarihli kararı ile şüphelilerin olayda suç kastı ile hareket ettiğine ilişkin kamu davası açmaya yeter delil bulunmadığı, iddiaların soyut nitelikte olduğu ve şüpheliler ile müşteki arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin vekilinin iddiaları arasında yer alan hayvan satış protokolünün ve büyükbaş hayvan nakil listesi başlıklı belgelerin temin edilmesi ile sahtecilik iddiası hakkında inceleme yapılması gerektiği, taraflar arasındaki para transferlerinin tespit edilerek şüphelilerin temin ettikleri parayı ne şekilde değerlendirdiğinin tespit edilmedi gerektiği, dosya kapsamında bulunan şüphelilerin ifadeleri ve tanıkların ifadelerinin değerlendirilerek çelişkilerin giderilmesi gerektiği, şüphelilerin benzer suçlardan kaydının bulunup bulunmadığını araştırılarak toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin, hayvan satışı yaptığına ilişkin paylaşımlar yapan şüphelilerden ... ile sosyal medya üzerinden tanıştığının ve satışa konu hayvanları yerinde görmek için Kars iline gittiğinin, burada yapılan telefon görüşmesinde, şüpheli ...'in acil bir işi çıktığını söyleyerek şikayetçiyi diğer şüpheliler ... ve ...'a yönlendirdiğinin, bu şüphelilerin şikayetçiye ...ilçesinde 56 adet büyükbaş hayvan gösterdiklerinin, ödemenin bir kısmının elden bir kısmının ise banka üzerinden yapıldığının, aralarında protokol düzenlediklerinin ve şüphelilerin büyükbaş hayvan nakil listesi başlıklı bir belgeyi şikayetçiye verdiklerinin ancak bu belgenin sahte olduğunun, şikayetçinin ödeme yapmaya devam etmesine rağmen çeşitli bahanelerle hayvanların teslim edilmediğinin, şüpheli ...'nun ise verilen parayı geri alacağı vaadiyle şikayetçinden masraf adı altında 5.000,00 TL para aldığının, şikayetçinin toplam 180.000,00 TL ödediğinin ancak hayvanların teslim edilmeyerek şüphelilerin haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında; ifadesine başvurulmayan şüpheli ...'ın ifadesinin alınması, protokol ve büyükbaş hayvan nakil listesi başlıklı belge asıllarının getirtilerek incelenmesi, ilgili kurumdan sorulmak suretiyle belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, dekontlarda isimleri geçen... ve ...'ın beyanlarına başvurulması, şüphelilerin HTS ve baz istasyonu kayıtlarının temin edilmesi, savunmalar doğrultusunda şikayetçiye herhangi bir senet verilip verilmediğinin ya da para iadesi yapılıp yapılmadığının araştırılması, şüphelilerin benzer suçlardan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması durumunda bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediklerinin ve iştirak iradelerinin bulunup bulunmadığı da tartışılarak hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...şüphelilerin olayda suç kastıyla hareket ettiklerine dair haklarında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli suç şüphesi teşkil edecek tek taraflı mücerret iddiadan başkaca herhangi bir somut delil ve emare bulunmadığı gibi mevcut haliyle somut olayın hukuki ihtilaf mahiyeti arz ettiği ve adli tahkikat yürütülmesini gerektirir herhangi bir suç unsurunu ihtiva etmediği, müştekinin şikayeti konusu olay ve taleplerine ilişkin yetkili ve görevli hukuk mahkemelerine-icra müdürlüklerine müracaat edebileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin 30.04.2025 tarihli ve 2025/642 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.