Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/4373 E. , 2026/1903 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/14949 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına da
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/4373 E. , 2026/1903 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/14949 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2024 tarihli ve 2024/222022 Soruşturma, 2024/128734 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.11.2024 tarihli ve 2024/14949 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.11.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.09.2025 tarihli ve 2024/36043 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/111913 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/111913 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin kripto para yatırım hesabındaki parası ile kâr elde etme amacıyla Telegram uygulaması üzerinden görüştüğü şahısların yönlendirmesiyle ... Türkiye Hesabından çeşitli tokenler aldığı, hesabına yaklaşık 6.318.316,00 Türk lirası para yatırdığı, şikayet tarihine yakın zamanda hesabındaki parayı çekmek istediğinde almış olduğu tokenlerin sahte olması nedeniyle değerlerinin sıfırlandığı, 6.318.316,00 Türk lirası zararının olduğu şeklindeki şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.10.2024 tarihli karar ile müştekinin yatırım yönlendirmesine kendi rızasıyla uyduğu, esaslı bir hileye maruz kalmadığı, denetim imkanın bulunduğu ve üzerine düşen araştırma yükümlülüğüne yerine getirmediği, bu haliyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekinin ... firmasına olan güveninden faydalanarak bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıldığının anlaşılması karşısında, müştekinin para nakline ilişkin hesapların incelenmesi, kripto para hesabının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa işlemlerin incelenmesi ve gerekirse bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin Telegram uygulaması üzerinden yatırım danışmanlığı işi yaptığını söyleyen ... isimli kişiyle tanıştığının, bu kişinin şikayetçiye bir analiz grubu olduğunu, vereceği kripto para önerileriyle para kazanmaya başlayacağını, tüm işlemleri kendi hesabından yapabileceğini, para kazanması durumunda da yalnızca yüzde 10 pay alacağını söylemesi üzerine, küçük miktarlarda bonusların geldiğinin ve bu suretle güven telkin edildiğinin, şüphelinin belirttiği tokenlerin banka hesabından ... Türkiye'ye ve oradan da ...... hesabına göndererek aldığının, ancak bir müddet sonra Telegram hesabının silindiğinin ve web3 cüzdanındaki tüm paraların çekildiğinin, kripto paraların ise halen durduğunun ancak değerinin sıfır olarak göründüğünün, tokenlerin sahte olduğunun, toplam 6.318.316,00 TL zararının bulunduğunun, ayrıca kaybettiği parayı geri alabileceği vaadiyle de aldatılarak, ... ve ... isimli kişilere 2.850 dolar daha gönderdiğinin, aynı eyleme maruz kalan pek çok mağdur daha olduğunun, bu şekilde şüphelilerin hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitine yönelik gerekli araştırmanın yapılarak temin edilmeleri durumunda ifadelerine başvurulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, şikayetçi tarafından ibraz edilen CD'nin incelenerek tutanağa bağlanması, şikayet dilekçesinde belirtilen hususlara yönelik ... Türkiye ve ...... ile gerekli yazışmaların yapılarak cevabi yazıların dosya içerisine alınması, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından da sorulmak suretiyle, ülke çapında benzer dolandırıcılık eylemleri bulunup bulunmadığının belirlenmesi, varsa ilgili bilgi ve belgelerin temin edilmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...müştekinin, yatırım hesabının daha da kârlanabilmesi için telegram uygulaması üzerinden görüştüğü kişinin yatırım yönlendirmelerine kendi rızası ile uyduğu ve kaybetme olasılığının farkında olarak işlemler yaptığının anlaşıldığı, müştekinin araştırma / inceleme olanağının kısıtlanmadığı ya da zorlaştırılmadığı, esaslı bir hile ve desiseye maruz kalmadığı, mağdurun denetim imkanının bulunduğu ve üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, Yargıtayın 12 CD. emsal kararları uyarınca şu haliyle suçun unsurlarının oluşmadığı ancak müştekinin Tüketici Koruma Kanunu Hükümleri çerçevesinde alışverişten cayma, sebebsiz zenginleşme hükümleri uyarınca haklarını kullanabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.11.2024 tarihli ve 2024/14949 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.