Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/4462 E. , 2026/979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3554 E., 2025/2009 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/4462 E. , 2026/979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3554 E., 2025/2009 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.04.2018 tarihli ve 2016/742 esas ve 2018/294 karar sayılı kararı ile sanıkl hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53... maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, taksitlendirmeye ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/2397 esas, 2018/2851 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden "Sanık ...'ın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE, Sanık kendisini seçilmiş vekaletnameli avukat ile temsil ettirdiğinden yerel mahkemedeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 2.180 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak ile sanığa verilmesine, Sanık için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibareleri içeren hüküm fıkrası konulmak suretiyle CMK.nın 280/1-a ve 303 üncü maddeleri uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Anılan kararın katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin, 07.10.2024 tarihli ve 2021/40068 esas, 2024/11194 karar sayılı ilamı ile; "..İlk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. " denilmek suretiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 18.06.2025 tarihli ve 2024/3554 esas, 2025/2009 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine, usul ve yasaya uygun olmayan bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamış, katılanın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesince dolandırıcılıktan 1 yıl 6 ay hapis ve adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında İstanbul BAM 22. Ceza Dairesi ilk turda duruşma açmaksızın beraat kararı vermiş, bu karar Yargıtay'ca duruşmasız delil değerlendirmesi yapılamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma üzerine BAM bu kez duruşma açarak yaptığı yargılama sonunda CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ilk derece kararını kaldırıp sanığın beraatine karar vermiş, katılan hükmü yeniden temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kabulünden farklı sonuca ancak duruşma açıp tarafları çağırarak delilleri değerlendirmek suretiyle ulaşabilir; bu usule uyularak verilen beraat kararında, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı yönündeki kabul dosya içeriğine uygun gerekçeye dayanıyorsa CMK'nın 289/1. maddesiyle sınırlı temyiz denetiminde hukuka aykırılık bulunmaz.
Uygulama Sonucu: Duruşma açılarak kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanın temyiz istemi CMK'nın 302/1. maddesi gereği esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: İstinaf mahkemesinin duruşma açmadan mahkumiyeti beraata çevirmesi tek başına bozma sebebidir; ancak bu usul hatası giderilip duruşmalı yargılama yapıldıktan sonra kurulan beraat, katılan yönünden esasa dair yeni bir itiraz getirilmedikçe Yargıtay'da ayakta kalır, bu nedenle katılan vekilleri usul itirazını kazandıktan sonraki turda delile dayalı somut temyiz sebepleri hazırlamalıdır.