İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/4473 Karar: 2025/15875 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4473 K.2025/15875

11. Ceza Dairesi 2025/4473 E. , 2025/15875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen direnme kararının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/4473 E. , 2025/15875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen direnme kararının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/4473 E. , 2025/15875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen direnme kararının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2018/614 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2022/188 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dairemizin 04.12.2024 tarihli ve 2023/2892 Esas, 2024/14729 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve numarası bildirilen temyize konu kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, bozmadaki gerekçeye göre araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın cezalandırılması gerekir iken direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın, özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği nazara alındığında; Dairemizin, 04.12.2024 tarihli ve 2023/2892 Esas, 2024/14729 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki karar aynen benimsenmiş ise de; Mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı mahiyetinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince bozma sonrası yapılan yargılamada, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü davetiyesinin sanığa tebliğ edildiği, sanığın tebliğe rağmen duruşmaya gelmemesi üzerine, aleyhine olan bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan müdafisinin beyanlarıyla yetinilerek önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafinin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK'nın 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır. Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi hâlinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 326/3. maddesine göre ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir. Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK'nın 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir. Bu sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, bozmadan sonra yapılan yargılamada sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilerek aleyhe olan bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan duruşma sonlandırılarak hükmün tesis ve tefhim edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve numarası bildirilen kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’den farklı gerekçe ile, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar veril

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına (nitelikli) dolandırıcılık suçundan beraat eden sanık hakkında, Yargıtay'ın eksik inceleme nedeniyle bozması sonrası bölge adliye mahkemesinin beraat hükmünde direndiği; ancak direnme kararı sanığın yokluğunda, kendisine aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan verildiği dosya.

Hukuki İlke: İlk kararda yer almayan, daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçelerle kurulan karar özde direnme değil, bozmaya eylemli uyma sonucu yeni hükümdür. CMUK 326/2 ve CMK 307/2 uyarınca hüküm aleyhe bozulduğunda, beraat halinde dahi sanıktan bozmaya karşı diyeceği sorulması zorunlu emredici kuraldır; müdafiin dinlenmesiyle yetinilemez, aksi hal savunma hakkının kısıtlanması olup mutlak bozma nedenidir.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Aleyhe bozma sonrası, beraat hükmünde direnilse bile sanığa bozmaya karşı diyeceğinin sorulmaması mutlak bozma nedenidir; müdafiin beyanı yeterli değildir. Savunucular, sanığın yokluğunda tamamlanan bozma sonrası yargılamalarda bu usul eksikliğini temyizde öne çıkarmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla