İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/4497 Karar: 2026/255 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4497 K.2026/255

11. Ceza Dairesi 2025/4497 E. , 2026/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/242 E. 2015/211 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : Onama Yapılan ön inceleme netice

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/4497 E. , 2026/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/242 E. 2015/211 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : Onama Yapılan ön inceleme netice

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/4497 E. , 2026/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/242 E. 2015/211 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanlar ..., ... ve ...'nun hükümlerin temyiz edilmesinden sonra öldükleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243 üncü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği; katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'ın şikayetlerinden vazgeçtikleri, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra katılan ...'ın 23.02.2018, ...'nun 27.08.2022 ve ...'ın 08.12.2024 tarihlerinde öldüklerinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılanların ölmesi nedeniyle katılma hükümsüz kalmış olup katılan ve vekili arasındaki vekalet ilişkisi ölümle son bulduğu, Dairemizin 18.06.2025 tarihli ve 2021/19934 Esas, 2025/7498 Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanların mirasçıları tarafından hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; Katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 05.06.2015 tarihli duruşmada sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmeleri karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince, şikayetten vazgeçme halinde katılma kararının hükümsüz kalacağı ve kararı temyiz etme hak ve yetkisi sona ereceği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyiz isteğinin incelenmesinede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin sanıklar ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; İddia, savunma, katılan anlatımları ve tüm dosya kapsamı ile taşınmazların 26.03.2012 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden 18.04.2012 tarihinde devralınmasından sonra sözleşmeye aykırı şekilde kısa süre içinde 26.04.20 12... .05.2012 tarihlerinde 3. kişilere devredilmesi, yine 02.05.20 12... .05.2012 tarihlerinde Vakıflar Bankası lehine ipotek tesis ettirilmesi, devredilen taşınmazların üzerinde herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmaması ve inşaat projesiyle ilgili ilgili kurum ve kuruluşlara herhangi bir başvurunun da bulunmadığının anlaşılması karşısında, başından beri katılanlara ait taşınmazlara inşaat yapıp, sözleşmede belirtilen daireleri katılanlara devretme iradeleri bulunmadığı, taşınmazları devralıp, 3.kişilere de devrederek haksız menfaat temin ettikleri, kat karşılığı inşaat görüşmelerini yürüten sanık ... ve taşınmazların tapusunu alıp 3. kişilere devreden sanık ...'ın eylem ve fikir birliği içeresinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 158/1-h maddesinde yaptırıma bağlanan "Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" ve kamu kurumu olan Tapu Müdürlüğünün aracı olarak kullanılması nedeniyle de 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesi kapsamında yer alan "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu işlediklerinin sabit olduğu hâlde, delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle çok sayıda katılanın taşınmazlarını 18.04.2012 tarihinde devralan sanıkların, taşınmazları kısa süre içinde üçüncü kişilere devredip Vakıflar Bankası lehine ipotek tesis ettirdikleri, herhangi bir inşaat faaliyeti yürütmedikleri ve kurumlara proje başvurusu dahi yapmadıkları olayda Ağır Ceza Mahkemesi tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermiştir. Çok sayıda katılanın vekilleri hükümleri temyiz etmiş; bu arada bazı katılanlar ölmüş, bazıları şikayetten vazgeçmiştir.

Hukuki İlke: CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılanın ölümü veya şikayetten vazgeçmesi katılmayı hükümsüz kılar ve temyiz yetkisini düşürür; esasta ise taşınmazların devralınmasından hemen sonra üçüncü kişilere devri, ipotek tesisi ve hiçbir inşaat girişiminin bulunmaması, başından beri edimi ifa iradesinin olmadığını ve TCK'nın 158/1-h ile Tapu Müdürlüğünün araç olarak kullanılması nedeniyle 158/1-d kapsamındaki dolandırıcılığın sübutunu gösterir.

Uygulama Sonucu: Ölen katılanlar yönünden dosya incelenmeksizin iade edilmiş, vazgeçen katılanların temyizi reddedilmiş; üç sanık hakkındaki beraat hükümleri onanırken, sözleşme görüşmelerini yürüten ve tapuları devralıp üçüncü kişilere devreden iki sanık hakkındaki beraat hükümleri delil takdirinde hataya düşüldüğü gerekçesiyle bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Kat karşılığı inşaat dolandırıcılıklarında baştan itibaren ifa iradesinin yokluğu, tapu devir kronolojisi, ipotek kayıtları ve resmi kurumlara proje başvurusu bulunmamasıyla kanıtlanabilir; mağdur vekilleri bu objektif kayıtları dosyanın merkezine koymalı, ayrıca uzun süren yargılamalarda katılan ölümlerinde mirasçıların süresinde temyiz iradesi ortaya koymasını sağlamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla