Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/451 E. , 2025/7643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1149 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/451 E. , 2025/7643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1149 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.07.2024 tarihli ve 2024/... Soruşturma, 2024/49296 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2024 tarihli ve 2024/... iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci ...Ağır Ceza Mahkemesinin 07.08.2024 tarihli ve 2024/... Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.08.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/31227 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9856 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9856 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " .... Asliye Ceza Mahkemesinin 30/07/2024 tarihli kararı ile " Şüphelinin alınan savunmasında söz konusu şirketin aslında kendisine ait olmadığı, şirketin asıl sahibinin ad, soyad bilgilerini verdiği anlaşılmakla, salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı zira; şüphelinin iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen kişi ve arkadaşı tanık olarak dinlenilmediğinden, dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadığından, şirketin gerçekte şüpheliye ait olup olmadığı araştırılmadığından, soruşturma aşamasında savcılığın görevleri arasında sayılan şüpheli lehine de delil toplama görevi yerine getirilmeden, suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadan, mahkemeden kovuşturma aşamasında adeta delil toplanılması istenir ve soruşturma yapılması gerektirircesine eksik düzenlendiğinden" bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında ... Vergi Kaçakçılığı ...Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 11/12/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 18/12/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar yukarıda anılan sebeplerden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2024 tarihli ve 2024/675 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma istemindeki gerekçeler doğrultusunda, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlendiği belirtilen iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında "2019 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçları yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, ....Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2024 tarihli ve 2024/... iddianame değerlendirme sayılı kararında, "...şüphelinin, şirketin asıl sahibinin ad, soyad bilgilerini verdiğinin..." belirtildiği ancak, şüpheli ...'ın alınan ifadesinde: "..... .. Kozmetik Organizasyon Limited Şirketinin kağıt üzerinde yetkilisi bendim ancak şirketi .. isimli başka bir şahıs çalıştırırdı. Metin isimli şahısla beni bir arkadaşım tanıştırdı. Benim adıma şirket açmak istediler çok ısrar ettiler, ben de arkadaşımı kıramadım kabul ettim...Metin isimli şahsın soyadını açık kimlik ve adres bilgilerini bilmiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu, 11.12.2023 tarihli ve 2023-2014-3-575/49 sayılı vergi tekniği raporu ile eklerinin incelenmesinde; ... ... Peyzaj Ltd.Şti. isimli şirket nezdinde tanzim olunan karşıt tespit tutanağında, firmadan ... ile muhatap olunduğunun bildirildiği, incelenen dosya içeriğine göre şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, bununla birlikte; şüpheli hakkında sahte fatura düzenleme suçu yönünden verilen mütalaanın yalnızca 2019 takvim yılına ilişkin olduğu halde ... ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2024 tarihli ve 2024/15172 Soruşturma, 2024/49296 Esas sayılı iddianamesi ile "...şüpheli tarafından yetkilisi olduğu işletme adına 2019 ve 2023 vergi döneminde düzenlemiş olduğu faturaların herhangi bir mal teslimi ya da hizmet ifası karşılığı olmadan hayali olarak düzenlendiği..." denilmek suretiyle hatalı olarak mütalaa ve vergi incelemesi bulunmayan 2023 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu yönünden de dava açılmış ise de bu hususun iade nedenleri arasında bulunmadığı, gereğinin Mahkemesince takdir ve ifası yoluna gidilebileceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.08.2024 tarihli ve 2024/1149 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.