Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/454 E. , 2025/7647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/400 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/454 E. , 2025/7647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/400 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05.03.2024 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2024/19147 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin .. .. .. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2024/.. iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci .. .. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2024/.. Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.04.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/18247 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9724 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9724 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar .. .. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2024 tarihli kararı ile, "şüphelinin savunmasının alınmaksızın kamu davası açıldığı, ayrıca şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldıktan sonra makul süre ile beklenilmeksizin 4 gün sonra kamu davası açıldığı, şüphelinin savunması alındıktan sonra savunmaya göre hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi veya tüm aramalara rağmen şüpheliye ulaşılamamasına rağmen yakalama kararı çıkarıldıktan sonra makul bir süre beklenilerek kamu davası açılması gerektiği.." şeklindeki gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/15416 esas, 2016/16813 karar sayılı ilâmında yer alan, "... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Aynı yasa maddesinin 3. fıkrasında ise iddianamede gösterilmesi ve bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmasında belirtilen madde açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı değerlendirildiğinde, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşma ile önödeme hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında müşteki beyanlarını doğrular nitelikte iki tanığın ifadesine yer verildiği, bu kanıtların kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu tartışmasızdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki bu deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği de taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından da bir zorunluluk bulunmamaktadır. Sonuç olarak, şüphelinin ifadesinin alınmaması sebebiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, bu hususun ikmali amacıyla yapıldığı anlaşılan iddianamenin iadesi ve bu karara yapılan itiraz üzerine verilen kabul kararı yerinde görülmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir..." şeklinde açıklamalar nazara alındığında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gözetilerek, şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, 01/03/2024 tarihinde şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verildiği ve iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı gibi, 05/03/2024 tarihinde anılan iddianamenin düzenlenmesini takiben hakkındaki yakalama kararına istinaden 14/03/2024 tarihinde .. .. Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin savunmasının alınmış olduğunun anlaşılması karşısında, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. .. .. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2024/399 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçe doğrultusunda iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında 2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, şüphelinin yapılan aramalara rağmen bulunamadığı ve hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı, bununla birlikte; 06.04.2023 tarihli ve 2023-2014-3-721/12 sayılı vergi tekniği raporu ile eklerinin incelenmesinde; 03.02.2023 tarihli karşıt tespit tutanağında, şüpheli ile muhatap olunduğunun belirtildiği, ayrıca iddianamenin iadesinden önce şüphelinin yakalanarak ifadesine başvurulduğu, şüpheli 14.03.2024 tarihli ifadesinde; "..... .. Çevre Düzenleme İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ni 2022 yılında kurdum. Şirketin tek yetkilisi benim. Hatırladığım kadarıyla şirketi kurduktan 6 ay sonra Vergi Dairesi tarafından şirketin böyle devam etmeyeceği gerekçesiyle şirketin faaliyeti durmuş ve şirket resmi olarak devam etmiştir. Faturalardaki imzalar bana aittir. Yapılan tüm işler gerçek bir hizmete dayanmaktadır. Vergi Dairesinin ikazından sonra şirket üzerinde hiçbir işlem yapılmadığı için gelen maillere bakmadım E- tebligattan haberim yoktur. Vergi Dairesinden duruma ilişkin telefon geldiğinde muhasebecim ile konuştum bana halledeceğini söyledi. Onun haricinde başka bir iletişime geçmedik. Benim böyle bir suçtan haberim yoktur. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu, tüm dosya içeriğine göre, soruşturma evresinde mevcut delillerin iddianamenin düzenlenmesi için yeterli şüphe oluşturduğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2024/400 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.