İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/4559 Karar: 2025/15082 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4559 K.2025/15082

11. Ceza Dairesi 2025/4559 E. , 2025/15082 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2699 E., 2025/1879 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dol

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/4559 E. , 2025/15082 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2699 E., 2025/1879 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dol

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/4559 E. , 2025/15082 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2699 E., 2025/1879 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık; bilişimsistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 30.01.2023, 09.06.2023 HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 299/1 maddesi gözetilerek; sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden hükmolunan netice ceza miktarı, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2023/410 Esas, 2025/104 Karar sayılı kararıyla; a. Sanıklar ... ve ... haklarında katılan ...'e karşı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis ve 4.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca, hükmolunan hapis cezasının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Sanıklar ..., ... ve ... haklarında katılanlar ... ve ...'e karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca, hükmolunan hapis cezasının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/2699 Esas, 2025/1879 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi için yeterli delilin bulunmadığına, diğer sanıkların beyanlarının atf-ı cürüm mahiyetinde olduğuna, sanığın kollukta verdiği beyanların yönlendirmeye dayandığına, delillerin aleyhe yorumlanması yasağının ihlal edildiğine, zincirleme suç koşullarının oluşmadığına, ...'in suç mağduru olmadığına ve katılan sıfatı almasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın sadece katılan ... ile muhatap olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, maddi gerçeğin ortaya konulmadığına, sanığın şirket yöneticisi, temsilcisi veya müdürü olmadığına bu itibarla suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, aksinin kabulü hâlinde sanığın 5237 sayılı TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında değil aynı Kanun'un 39. maddesi gereği yardım eden kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hükmolunan adli para cezasının sanığın sosyo-ekonomik durumu ile uyumlu hâle getirilmesi talebine, tekerrür koşullarının oluşmadığına ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın, ağabeyi olan temyiz dışı sanık ... adına şirket kurulduğundan, şirketin ünvan değişikliğinden, banka hesabı açılmasından, telefon hattı çıkarılmasından hiçbir bilgisinin bulunmadığına ve imza sirkülerinde bu işlemlerin gerçekleşmesi için sanığın imzasının da yer almadığına, somut kanıt bulunmamasına rağmen sadece diğer sanıkların çelişkili beyanlarına istinaden ve imza incelemesi yaptırılmamadan eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar ..., ... ve ... haklarında 09.06.2023 tarihli eylem yönünden kurulan hükümlere ilişkin olarak, sanıkların sabit olan eylemlerini hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen temyiz dışı sanık ... Karabey üzerine kurdukları şirket aracılığıyla gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(h) maddesinde yer alan tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunun, aynı Kanun'un 40/2 maddesinde düzenlenen "özgü suç" niteliğinde bulunduğu, aynı maddede düzenlenen "bağlılık kuralı" uyarınca özgü suçlarda özel faillik niteliğini taşıyan kişinin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacakları anlaşılmakla, sanıkların, ayırt etme gücü bulunmadığı belirlenen Gökhan Karabey'e herhangi bir suç işleme düşüncesi bulunmadığı hâlde suç işleme kararı verdirdikleri nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 38/1 maddesi delâletiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek doğrudan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesi işaret edilerek hükümler kurulması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanık ... müdafileri ile sanık ... müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar, ayırt etme gücü bulunmadığı belirlenen bir kişi üzerine kurdukları şirket aracılığıyla katılanlara karşı bilişim sistemleri ve banka araç kılınarak ve şirket faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık eylemleri gerçekleştirmiş, ağır hapis ve adli para cezalarına mahkum edilmişlerdir.

Hukuki İlke: TCK 158/1-h'deki tacir/şirket yöneticisi dolandırıcılığı, TCK 40/2 anlamında özgü suçtur; bağlılık kuralı uyarınca özel faillik niteliği taşımayan iştirakçiler ancak azmettiren veya yardım eden olur. Ayırt etme gücü olmayan kişiye suç kararı verdiren sanıklar yönünden TCK 38/1 (azmettirme) delaletiyle hüküm kurulması gerekirken doğrudan 158/1-h uygulanması sonuca etkili görülmediğinden bozma yapılmamıştır.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Şirket üzerinden işlenen özgü nitelikli dolandırıcılıkta failin sıfatını (yönetici/temsilci mi, iştirakçi mi) TCK 40/2 bağlılık kuralı çerçevesinde tartıştırın; ayırt etme gücü olmayan kişinin araç kılındığı hallerde dolaylı faillik/azmettirme (TCK 38) nitelendirmesi lehe savunma alanı açar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla